Konya Bilim Merkezi İlimge

Günümüzün Yalnızlık Hastalığı: Hikikomori

 Rümeysa Taşan
 4 dk  137

“İçeri çekilme” manasına gelmen hikikomori kavramı, 1990'lı yıllarda Japonya'da Saito Tamaki tarafından yazılan bir kitapla tanımlandı ve tanındı. Japonya'da 2010 yılında yapılan bir araştırma, Japon nüfusunun yüzde 1,2'sinin (20 ila 49 yaş arası) hikikomori yaşadığını ortaya çıkardı. Psikologlar hikikomorinin psikiyatrik bir bozukluk olarak mı yoksa kültürel bir sendrom olarak mı kabul edilmesi gerektiği konusunda tartışmaya başladılar. Başlangıçta hikikomorinin Japonya'nın eğitim sistemi veya ekonomik koşulları gibi Japonya'ya özgü sosyokültürel durumlardan kaynaklandığını düşündüler. Zamanla aralarında Hindistan, Güney Kore, Nijerya, Amerika Birleşik Devletleri, İspanya ve Kanada'nın da bulunduğu geniş kültürel farklılıklara sahip birçok ülkede hikikomori belgelendi. Bu nedenle bu terim artık dünya çapında kriterlere uyan herkesi tanımlamak için kullanılmaya başladı.

Hikikomorinin birkaç temel özelliği vardır: Etkilenen kişinin en az altı ay boyunca evinde fiziksel olarak izole olması, sosyal ilişkilerden kopması, önemli sıkıntılar yaşaması ve işlevsel bozukluklar (örneğin biriyle etkileşime girmesi veya temel öz bakım ihtiyaçlarıyla ilgilenmesi gereken görevlerden kaçınması) yer almaktadır. Fiziksel izolasyonun yanı sıra hikikomori insanları sosyal dünyadan aşırı bir psikolojik kopukluk sergilerler. Okul, iş gibi aktif sosyal etkileşimin beklendiği yerler kişi için itici hale gelir. Evlerinin dışında olsalar da olmasalar da çevrelerindekilerle sosyal olarak kopuk kalırlar.

Hikikomoriyi düşük düzeyde yaşayan Soto-komori adı verilen hastalar dışarıda bazı aktiviteleri yönetebilseler de insanlarla nadiren etkileşime girerler. Bazıları interneti dünyaya açılan bir pencere olarak kullanabilir ancak çoğu zaman başkalarıyla etkileşime girmezler. Bazı psikologlar hikikomoriyi hastanın market alışverişi gibi sosyal olmayan nedenlerle evden çıkma sıklığına göre sınıflandırırlar. Bu çerçevede hafif vakalar haftada 2-3 kez, orta vakalar haftada bir kez, ağır vakalar ise nadiren bir kez odalarından çıkarlar.

Süre değişiklik gösterse de hikikomorinin bazı ortamlarda ortalama bir ila dört yıl sürdüğü görülür. Ancak bu durum on yıldan fazla olabilir. Şu anda bir akıl hastalığı olarak sınıflandırılmasa da hikikomori sıklıkla akıl hastalığı tanısıyla aynı anda ortaya çıkar. Akıl hastalıklarıyla birlikte ortaya çıkan hikikomori vakalarının yüzdesini ölçen çalışmalar yüzde 54 ila 98 arasında değişiklik göstermektedir. İlişkili durumlar arasında otizm spektrum bozukluğu, duygu durum bozuklukları, psikotik bozukluklar ve kişilik bozuklukları yer alır. Ancak psikologlar, akıl hastalığının yokluğunda da hikikomori yaşamanın mümkün olduğu konusunda hemfikirdir.


Hikikomorinin nedeni tam olarak belirlenmemiştir. Pek çok psikolog, stresli bir olayın yeni sosyal kaçınma davranışını tetiklemesinin ardından hastaların hikikomori haline geldiğini ve bunun daha sonra hikikomoriye dönüştüğünü bildirmektedir. Bazı çalışmalar hikikomorinin işlevsiz aile ortamları veya travma ile ilişkili olduğunu bulmuştur. Hikikomori hastası kişilerin psikolojik analizlerle hastaların bazı ortak özellikleri tespit edilmiştir. Araştırmacılar M. Suwa ve K. Suzuki birincil hikikomori belirtilerini; mücadele etmeden yenilgi, kişinin kendisinden ziyade başkalarının arzularından kaynaklanan bir ideal imaj, beklenen benliğin ideal imajını koruma, çocuğun ideal benliğine ebeveyn yatırımı ve başkalarının olumlu görüşünü korumak için kaçınma davranışı olarak tanımlamışlardır.

Hikikomori tedavileri genellikle ilaca dayalı olmaktan ziyade psikoterapötiktir. İlaçlar birlikte ortaya çıkan akıl hastalıklarını tedavi etmek için kullanılır. Japonya'da hikikomori hastası kişiler tıbbi sağlık merkezlerine gidebilir, sosyal merkezlerde sağlanan toplu seanslarda yer alabilir veya kendilerini fiziksel ve sosyal yoksunluktan kurtarmayı amaçlayan tedavi amaçlı terapötik faaliyetlere katılabilirler. Terapi bireysel, grup veya aile terapisi olarak gerçekleşebilir ve çoğu zaman psikologlar aynı anda birden fazla terapi türünü takip eder. Tedavi, hikikomori kişilerin yeteneklerini ve becerilerini sosyal olarak kabul edilebilir bir şekilde ifade etmenin yollarını bulmalarına yardımcı olmayı da içerebilir. Örneğin Japon sanatçı Atsushi Watanabe, hikikomoriden kurtulmak için sanat ve sosyal aktivizmi kullanmıştır.

Hikikomorinin doğası gereği yardıma ulaşmak düşük bir ihtimaldir. Belki de bu yaşam tarzı seçimi, özellikle çoğu kişinin artık evden çalıştığı ve interneti kullanarak sosyalleştiği düşüncesi göz önüne alındığında, COVID-19 nedeniyle kabul edilebilir görülebilir. Enfeksiyon korkusu, iş kaybı ve tecrit kurallarından kaynaklanan sosyal bozulma da birçok insan için kalıcı sosyal geri çekilme ve kopma riskini artırabilir. Herkesin toplumla bağlantıda kalmak için ihtiyaç duyduğu yardımı alabilmesinin sağlandığı sürece, şiddetli ve kalıcı bir artış oluşmayacağı öngörülmektedir.

#Japonya #Yalnızlık #Hikikomori #psikoloji
0
0
0
Kaynakça

Britannica, “Hikikomori | Meaning, Syndrome, Causes, Symptoms, & Treatment”, 21 Eylül 2023. Erişim: 19 Ekim 2023. https://www.britannica.com/science/hikikomori 

McLeod, Hamish J. vd. “Hikikomori: Understanding the People Who Choose to Live in Extreme Isolation”. The Conversation. 29 Ekim 2020. Erişim 19 Ekim 2023. http://theconversation.com/hikikomori-understanding-the-people-who-choose-to-live-in-extreme-isolation-148482 

Teo, Alan Robert & Gaw, Albert C., “Hikikomori, A Japanese Culture-Bound Syndrome of Social Withdrawal? A Proposal for DSM-V”, National Library of Medicine, Erişim 19 Ekim 2023, https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4912003/#:~:text=A%20form%20of%20severe%20social,school%20for%20months%20or%20years. 


BENZER MAKALE
Matematik Öğrenme Güçlüğü: Diskalkuli

Matematik Öğrenme Güçlüğü: Diskalkuli

Matematiğin sevilmeme nedenleri arasında yer alan öğretmen, okul ve çevre gibi faktörlerin yanında başka...

Beş Faktörlü Kişilik Modeli

Beş Faktörlü Kişilik Modeli

Kişilik, toplumda bireyleri birbirinden ayıran ve faklı kılan özellikler bütünüdür. Kişilerde ve...

Gestalt Teorisi ve İlkeleri

Gestalt Teorisi ve İlkeleri

Gestalt teorisine göre; bütün, parçaların toplamından farklı bir anlam ifade eder ve birey, bütünü...

Müziği Neden Seviyoruz?

Müziği Neden Seviyoruz?

Müziği seviyoruz çünkü bizi iyi hissettiriyor. Peki, neden kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor? 2001...

Kompulsif Biriktirme Hastalığı: Dispozofobi

Kompulsif Biriktirme Hastalığı: Dispozofobi

Daha önce ‘belki ileride işe yarar’ düşüncesi ile eşyalarınızı atamadığınız oldu mu? Başkalarının...

Somatik Bellek

Somatik Bellek

Somatik bellek, vücudun motor hareketlerini ve fiziksel deneyimlerini hatırlama yeteneğidir.

Renkleri Tatmanın, Sayıları Duymanın Yolu: Sinestezi

Renkleri Tatmanın, Sayıları Duymanın Yolu: Sinestezi

Synesthesia” kelime kökleri itibariyle Yunanca syn (birlikte) ve aesthe-sis (algılamak) olan iki kelimenin birleşiminden...

Bir İkna ve Retorik Sanatı: Kırmızı Sazan Safsatası

Bir İkna ve Retorik Sanatı: Kırmızı Sazan Safsatası

Retorik, iletişim yoluyla ikna etme sanatlarından bir tanesidir. Motive etmek veya bilgilendirmek için insanların...

Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Psikolog Abraham Maslow, 20. yüzyılın en tesirli psikologlarından biri olarak kabul edilmiş ve 1943 yılında yayımladığı...

Bilinçli Rüya Görmek

Bilinçli Rüya Görmek

Lusid rüya, kişinin rüya gördüğünün farkında olduğu ve rüyayı yönetebildiği rüya...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER