Konya Bilim Merkezi İlimge

Renkleri Tatmanın, Sayıları Duymanın Yolu: Sinestezi

 Rümeysa Taşan
 5 dk  190

“Synesthesia” kelime kökleri itibariyle Yunanca syn (birlikte) ve aesthe-sis (algılamak) olan iki kelimenin birleşiminden oluşur. Sinestezi, renkleri tatmak veya sesleri hissetmek gibi duyusal geçişleri tanımlayan bir olgudur. Bazı insanların beyinleri bunu “çapraz duyu” şeklinde tanımlar çünkü bir duyunun harekete geçmesi için yalnızca bir neden, sinestezi durumunda iki veya daha fazla duyuyu harekete geçirir. Sinestezi bir hastalık veya tıbbi bir durum değildir. Ancak beyinle ilgili bazı durumların göstergesi olabilir.


Beyin, etrafında neler olup bittiğini anlamak için beş ana duyuya; görme, duyma, koklama, tatma ve dokunma yetilerine güvenir. Bu süreç sağlıklı bir zihinde aşağıdaki adımları içerir:

1. Tespit: Duyular, etrafta olup bitenleri algılar. Çevrenize bakmak için gözlerinizi kullanmanız veya belirli sesleri dinlemek için kulaklarınızı kullanmanız buna örnek olarak verilebilir.

2. Sinyal Verme: Duyular, beyne yaşadıklarını açıklayan bir sinyal gönderir. Örneğin gözleriniz gördüğünüz şeylerin renklerini, yakında veya uzakta olduğunu anlayabilir, şekillerini tanımlayabilir; kulaklarınız beyninize bir sesin ne kadar yüksek olduğunu ölçen sinyaller gönderebilir.

3. İşleme: Beyin bu sinyalleri alır ve işlenmek üzere belirli bir alana yönlendirir. İşlemeyi yapan alan, ne gördüğünüzü anlamanıza yardımcı olan alanlara bağlanır. Buna örnek olarak dur işaretini şeklinden ve renginden tanımak veya bir sesin kime ait olduğunu anlamak verilebilir.

Kısacası duyuların algıladıkları şey beyinde tanımlanır ve beyin bu tanımlamalardan yola çıkarak dünya hakkında kendi algısını oluşturur. Ancak sinestezisi olan kişilerde bu adımlar farklı şekilde deneyimlenir. Beyinleri aynı bilgiyi aynı anda iki veya daha fazla beyin alanı aracılığıyla işler. Bu durum birincil ve ikincil etkiye neden olur.

Birincil etki: Duyusal girdi nedeniyle deneyimlenendir. Bunun bir örneği, sesleri duymak ve onları müzik olarak tanımlamaktır.

İkincil etki: Sinestezisi olan insanlar, duyularından sadece bir tanesi çalışıyormuş gibi görünen ikincil bir etki (veya birden fazla etki) yaşarlar. Ancak buna neden olması gereken hiçbir girdi yoktur. Örneğin müzik dinlenildiği sırada renkler görülmesidir.

Duyular ve algı yetenekleri arasında pek çok olası kombinasyon olduğundan araştırmacılar en az altmış farklı sinestezi biçimi tanımlayabilirler. Bazı uzmanlar yüz elliden fazla farklı form olduğunu öne sürmektedir. Sinestezisi olan birçok insanın buna sahip olduğunu ama bunu tanımlayamaması veya böyle bir durumun olağandışı olduğunu bilmemesinin nedeni de budur.

Bazı sinestezi biçimleri daha iyi bilinir veya daha yaygındır. Bunlar;

• İşitsel-dokunsal sinestezi.

• Gündüz rengi sinestezi.

• Grafem-renk sinestezisi.

• İşitme-hareket sinestezisi.

• Ayna dokunuşu sinestezisi.

• Zaman-uzay sinestezisi.

• Görselleştirilmiş duyumlar.

Sinestezi doğal olarak gerçekleşen bir şey midir yoksa öğrenilebilir mi?

Bilim insanları ve araştırmacılar, 1800'lerden beri sinesteziyi tanımlamak ve anlamak için çalıştılar. 1990'lara kadar fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ve pozitron emisyon tomografisi (PET) gibi teknolojiler bilim insanlarının beynin belirli bölgelerindeki aktiviteleri gözlemlemeleri için yeterli değildi. Zamanla bu teknolojilerin gelişmesi sinestezinin gerçek olduğunu doğrulamada kilit rol oynadı.

Sinestezinin, insanların öğrenmelerine ve bilgileri akılda tutmalarına yardımcı olmak için hayatlarının çok erken dönemlerinde geliştirdikleri bir yöntem olabileceğine dair kanıtlar mevcuttur. Ayrıca araştırmalar, pratikle sinestezi benzeri bir tepkiye sahip olmak için kendinizi bu konuda eğitebileceğinizi de göstermektedir. Ancak etkisi geçicidir ve kullanılmadığı takdirde kaybolmaya müsaittir. Bunun yanında sinesteziyi doğal bir şekilde yaşayan biri kadar hızlı veya güçlü değildir.

Sinestezinin nedenleri ve sinestezilerin neden bu anormal bağlantılardan bazılarını kurduğu bilinmemektedir. Bazı bilim insanları herkesin sinestetik olarak doğduğunu ancak tipik gelişimsel yörüngenin, birbirine çok bağlı bu beyin alanlarının ayrışmasına neden olduğunu öne sürmüşerdir. 

Bazı sinestezi vakalarında biyolojinin de belirleyici olduğu düşünülmektedir. Çünkü bu durum diğer aile üyelerinde de görülmektedir. Bunun dışında sinestezi bildiren kadınların sayısı erkeklerin sayısının neredeyse altı katıdır.


Bir kişinin sinesteziye sahip olup olmadığını öğrenmek için çevrimiçi değerlendirme yapılabilir. Bu durumu yaşadığını düşünenler tanı sürecine başlamak için kendilerine birkaç soru sorabilir. Örneğin “A” harfi tasavvur edildiğinde zihin bu harfe karşılık bir renk veriyor mu, buna bakılır. Tüm alfabe gözden geçirilip, her harf zihinde canlandırıldıktan sonra görünen renk gözlemlenip yazılır. Bir veya iki saat sonra egzersiz tekrarlanır. Harfler tekrar tek tek düşünüldüğünde çoğunlukla aynı renkte mi görünüyor, sorusu sorulur. Eğer öyleyse sinestezi olma ihtimalinin yüksek olduğu düşünülebilir.

Ya da daha önce hiç dinlemediğiniz klasik bir müziği açıp gözlerinizi kapattığınızda gözünüzün önünde canlananları bir düşünün. Müzik zihninize hangi rengi çağrıştırıyor? Aletlerin her birinin farklı bir rengi mi var? Güçlü bir görsel bileşeniniz var mı? Eğer bu soruların cevabı evetse bu sinestezi olduğunuz anlamına gelebilir.

#Sinestezi #Bilişsel #Duyular #Çapraz Duyu
0
0
0
Kaynakça

Cleveland Clinic. “Sense and sense abilities: How synesthesia changes what people experience”. Erişim 12 Haziran 2023. https://my.clevelandclinic.org/health/symptoms/24995-synesthesia

Healthline. “Allergies Overview: Symptoms, Treatments, and More”. 05 Haziran 2018. Erişim 15 Haziran 2023. https://www.healthline.com/health/allergies

Koseoglu, Emine. “mekan ve psikoloji dersi - 21 ekim 2020”. 11 Kasım 2020.


BENZER MAKALE
Matematik Öğrenme Güçlüğü: Diskalkuli

Matematik Öğrenme Güçlüğü: Diskalkuli

Matematiğin sevilmeme nedenleri arasında yer alan öğretmen, okul ve çevre gibi faktörlerin yanında başka...

Beş Faktörlü Kişilik Modeli

Beş Faktörlü Kişilik Modeli

Kişilik, toplumda bireyleri birbirinden ayıran ve faklı kılan özellikler bütünüdür. Kişilerde ve...

Gestalt Teorisi ve İlkeleri

Gestalt Teorisi ve İlkeleri

Gestalt teorisine göre; bütün, parçaların toplamından farklı bir anlam ifade eder ve birey, bütünü...

Müziği Neden Seviyoruz?

Müziği Neden Seviyoruz?

Müziği seviyoruz çünkü bizi iyi hissettiriyor. Peki, neden kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor? 2001...

Kompulsif Biriktirme Hastalığı: Dispozofobi

Kompulsif Biriktirme Hastalığı: Dispozofobi

Daha önce ‘belki ileride işe yarar’ düşüncesi ile eşyalarınızı atamadığınız oldu mu? Başkalarının...

Somatik Bellek

Somatik Bellek

Somatik bellek, vücudun motor hareketlerini ve fiziksel deneyimlerini hatırlama yeteneğidir.

Bir İkna ve Retorik Sanatı: Kırmızı Sazan Safsatası

Bir İkna ve Retorik Sanatı: Kırmızı Sazan Safsatası

Retorik, iletişim yoluyla ikna etme sanatlarından bir tanesidir. Motive etmek veya bilgilendirmek için insanların...

Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Psikolog Abraham Maslow, 20. yüzyılın en tesirli psikologlarından biri olarak kabul edilmiş ve 1943 yılında yayımladığı...

Bilinçli Rüya Görmek

Bilinçli Rüya Görmek

Lusid rüya, kişinin rüya gördüğünün farkında olduğu ve rüyayı yönetebildiği rüya...

Stockholm Sendromuna Dair Açık Bir Vaka: Natascha Kampusch Olayı

Stockholm Sendromuna Dair Açık Bir Vaka: Natascha Kampusch Olayı

Stockholm sendromu, rehin veya rehinelerin kendilerini alıkoyan kişi veya kişilere duyduğu sempatidir. Zaman geçtikçe...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER