Konya Bilim Merkezi İlimge

Ludwig Wittgenstein ve Dil Teorisi

 Raziye Betül Dikmen
 5 dk  182

Ludwig Wittgenstein, 26 Nisan 1899 yılında Viyana’da sekiz çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Viyana’nın en seçkin ve dikkat çekici ailelerinden birinde hayata gözlerini açan Wittgenstein’ın babası Karl Wittgenstein, Avusturya demir-çelik endüstrisinin önde gelen isimlerinden biridir. Yahudi olmasına rağmen babası Karl Wittgenstein oğlunu bir Protestan olarak yetiştirilmiştir. Aynı şekilde kısmen Yahudi olan annesi de Katolik olarak büyütülmüştür.

Wittgenstein ailesi hem maddi hem de sosyal çevreleri açısından son derece zengindi. İçlerinde Karl Kraus, Gustav Klimt, Oskar Kokoschka ve Sigmund Freud’un da olduğu çok sayıda büyük yazar ve sanatçı kendilerine ev ziyaretlerinde bulunurlardı. Fakat bütün bu gösterişli hayatın içinde Ludwig’in erkek kardeşlerinden üç tanesi intihar etmiştir. Bu durum Wittgenstein’ın da sıkıntılı zamanlar yaşamasına neden olmuştur.

Viyana kültürü içerisinde yetişen Wittgenstein, bu kültürden derinlemesine etkilenmiştir. Mühendislik alanına olan ilgisi onu yeni ortaya çıkan havacılık alanında incelemeler yapma arzusuyla İngiltere’ye yönlendirmiştir. Jet pervanesi tasarımıyla meşgulken tamamen matematiksel problemler içerisine dalmıştır. Ardından matematik ve mantık felsefelerine ilgi duymaya başlamıştır. Bertrand Russell ile tanışmak için gittiği Cambridge Üniversitesi’nde mantık üzerine düşüncelere dalması, havacılık çalışmalarına olan ilgisini azaltmıştır.


I. Dünya Savaşı’nın başladığı 1914 yılında ailesiyle Viyana’da kalan Wittgenstein, mantık çalışmaları için Norveç’e dönemeyince Avusturya ordusuna katılmıştır. Doğu cephesinde hizmet ederken savaşın başlangıcında satın almış olduğu Tolstoy’un Kısa İncil’ini bol bol okuyarak din değiştirme deneyimi yaşamıştır. Savaşın başlarında mantık çalışmalarına devam eden Wittgenstein, 1916 yılında Rusya cephesine gitmiştir. Bu süre içerisinde felsefi düşüncelerinde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşamıştır. Savaşın sona ermesiyle Wittgenstein, felsefenin tüm temel sorunları çözdüğü anlayışını kabul ederek felsefeyi bırakmış ve ilkokul öğretmenliği yapmıştır. Bu süreçte Wittgenstein’ın düşüncelerini kaleme aldığı "Tractatus Logico-Philosophicus" yayınlanmış ve eseri okuyanlar Wittgenstein ile bu konu üzerinde görüşmek ve düşüncelerinin yanlışlığını ona göstermek için temasta bulunmuşlardır. Yapılan bu tartışmalardan sonra Wittgenstein’ın felsefeye olan ilgisi yeniden canlanmış ve Cambridge Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Bu süre içerisinde fikirleri hızla değişime uğramış ve Tractatus Logico-Philosophicus’ta ortaya koyduğu düşünceleri terk etmiştir. Her türlü teorinin inşasını tamamen reddeden ve felsefeyi daha çok bir etkinlik, dilin yanlış anlaşılmasından kaynaklanan kafa karışıklıklarını gidermenin bir yöntemi olarak görmüştür.

Wittgenstein, "Tractatus Logico-Philosophicus" adlı eserinde dilin anlamının mantıksal biçiminden geldiğine inanmakta ve dilin yapısının gerçekliğin yapısını yansıttığı fikrini savunmaktadır. Ancak kendisinin bu eserinde aşırı dar bir dil görüşüne yenik düştüğünü, önermelerin anlamlarını nasıl kazandığı sorusuna odaklandığını ve anlamlı dil kullanımının diğer tüm yönlerini göz ardı ettiğini düşünmüştür. "Tractatus Logico-Philosophicus’tan" sonraki kitabı "Philosophical Investigations'ta" düşüncelerini bu şekilde özetlemiştir. Tractatus’un biçimsel ve mantıksal yaklaşımından uzaklaşarak daha pragmatik ve sıradan bir dil felsefesi geliştirmiştir. Gerçekliği temsil etmek için “tek doğru mantıksal biçimdir” fikrini reddetmiştir. Ayrıca dilin esnek, sosyal ve bazen de belirsiz bir yapı olduğunu; kapsamı ve karmaşıklığı nedeniyle basit tanımlamalara zorunlu olarak meydan okuduğunu düşünmekteydi. Yani dilin anlamının altında yatan herhangi bir mantıksal yapıdan ziyade günlük hayatta nasıl kullanıldığıyla tanımlanması gerektiğine inanıyordu. Fakat zamanla dilin gerçekliği yansıttığına inanmaktan vazgeçip dili gerçekliğin bir metaforu olarak görmeye başlamıştır.


Wittgenstein'ın yöntemi, doğrudan belirli felsefi teorilere karşı polemiklere girmek değildi. Çalışmasına Augustine’in konuşmayı nasıl öğrendiğini anlattığı pasajla başlamaktadır. Augustine, büyüklerinin kendisine adlarını öğretmek için nesneleri nasıl işaret ettiğini anlatmaktadır. Bu açıklama, Wittgenstein'ın çoğu felsefi kafa karışıklığının altında yatan dille ilgili esnek olmayan bakış açısını mükemmel bir şekilde göstermektedir. Bu tanımlamada “insan dilinin özüne ilişkin belirli bir resim” yattığını ve dilin bu resminde şu fikrin köklerini bulduğumuzu söylemektedir: “Her kelimenin bir anlamı vardır. Bu anlam kelimeyle ilişkilidir. Kelimenin temsil ettiği nesne budur.” Wittgenstein bu düşünceye karşılık “dil oyunları” kavramını geliştirmiştir. Dil oyunlarına göre; bir dili konuşmak, bir etkinliğin ya da bir yaşam biçiminin parçası olmak anlamına gelmektedir. Bu durumda bir kelimenin anlamı karşılık geldiği nesne değil onun “hayat akışında” nasıl kullanıldığı ile ilgilidir.

29 Nisan 1951 yılında hayata gözlerini yuman ve 20. yüzyıl felsefesinin önemli isimlerinden biri olan Ludwig Wittgenstein, derin ve dönüştürücü fikirleriyle düşünce dünyamızda silinmez bir iz bırakmıştır. Zaman içerisinde değişen dil anlayışına göre Wittgenstein, ideal bir dil kavramının tamamen reddedilmesini temsil etmektedir. Ludwig Wittgenstein'ın dil felsefesine katkısı derin ve dönüştürücü olmuştur. Wittgenstein'ın dil oyunlarına, sıradan dile ve dilsel pratiklerin çeşitliliğine yaptığı vurgu; dilbilim, bilişsel bilim ve zihin felsefesi dâhil olmak üzere çeşitli alanlar üzerinde kalıcı bir etki yaratmıştır.

#Wittgenstein #Dil felsefesi #Dil oyunu
0
0
0
Kaynakça

Anlı, Ömer Faik, “Wittgenstein’da ‘Dil-Oyunu’ Kavramı Bağlamında ‘Özel-Dil Sorunu’nun ve Yeni Bir Oyun Olanağı Olarak Metafor Kullanımının İncelenmesi”. Dört Öge, 4, 149-174, 2013.

Barraclough, Kevin, “Diagnosis and Wittgenstein’s theories of language”, The British Journal of General Practice 54/503, 480-48, 2004.

Becermen, Metin, “Wittgenstein'in İkinci Dönem Dil Görüşü ve Etkileri", Felsefe Dünyası, 53, 221-236, 2011.

Biletzki, Anat - Matar, Anat, “Ludwig Wittgenstein”. The Stanford Encyclopedia of Philosophy. ed. Edward N. Zalta - Uri Nodelman. Metaphysics Research Lab, Stanford University, Fall 2023. Erişim 23.11.2023, https://plato.stanford.edu/archives/fall2023/entries/wittgenstein/ 

Bishop, James, “Ludwig Wittgenstein’s Theory of Language”, Bishop’s Encyclopedia of Religion, Society and Philosophy (blog), 10 Eylül 2019, Erişim Tarihi: 23.11.2023, https://jamesbishopblog.com/2019/09/10/ludwig-wittgensteins-theory-of-language/ 

Britannica, “Ludwig Wittgenstein | Austrian Philosopher, Logician & Mathematician |”. Erişim 26.11.2023, https://www.britannica.com/biography/Ludwig-Wittgenstein 

Britannica, “Philosophy of Language - Wittgenstein, Semantics, Pragmatics |”. Erişim 26.11.2023, https://www.britannica.com/topic/philosophy-of-language/The-later-Wittgenstein 

BENZER MAKALE
İngiltere Tarihindeki Kanlı Kraliçe

İngiltere Tarihindeki Kanlı Kraliçe

İngiltere tarihinde Protestan reformuna karşı çıkarak, Katolik inancını savunan Kraliçe Mary'nin Protestan...

Modern Üniversitenin Kurucusu: Wilhelm von Humboldt

Modern Üniversitenin Kurucusu: Wilhelm von Humboldt

Wilhelm von Humboldt, Prusyalı bir devlet adamıdır. Bakanlık ve diplomatlık yanında filozof, dilbilimci ve eğitimcidir....

Ortaçağ Yahudi Alimi: Saadia Gaon

Ortaçağ Yahudi Alimi: Saadia Gaon

Asıl adı Saadia ben Yosef olan Saadia Gaon Müslümanlar arasında Said el-Feyyumi olarak tanınmaktadır. Babilonya’da...

Osmanlı Mimarisine Yön Veren İsim: Mimar Sinan

Osmanlı Mimarisine Yön Veren İsim: Mimar Sinan

Osmanlı’nın en gözde mimarı olan Sinan, Kayseri’nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiştir. Yavuz...

Said Halim Paşa’nın Hayatı ve Düşünceleri

Said Halim Paşa’nın Hayatı ve Düşünceleri

Said Halim Paşa, döneminin İslam çizgisindeki aydınlarındandır. Çağdaşlarının aksine İsviçre’de...

Bir İslam Sanatçısı: Sıdıka Cuma

Bir İslam Sanatçısı: Sıdıka Cuma

Sıdıka Cuma, eleştirmenlerce beğenilen, birçok ödüle sahip çağdaş İslam sanatçısı, grafik...

Peygamber Efendimizin Şairi: Hassan Bin Sabit

Peygamber Efendimizin Şairi: Hassan Bin Sabit

Hz. Peygamber’i, ashabını ve İslâm dinini, müşriklerin hicivlerine karşı şiirleriyle savunduğu için...

Ölümcül İsyan: An Lushan Ayaklanması

Ölümcül İsyan: An Lushan Ayaklanması

755-769 yılları arasında Çin’de süren An Lushan ayaklanması sonucu 36 milyon insan hayatını kaybetmiştir....

Meşhur Astronomi Alimleri: Mecrîtî ve Zerkali

Meşhur Astronomi Alimleri: Mecrîtî ve Zerkali

Astronomi insanlık tarihi kadar eski bir bilimdir. Gökyüzü her zaman insanlar için bir merak konusu...

Hüccetülislâm: İmam Gazzali mi? İmam Gazali mi?

Hüccetülislâm: İmam Gazzali mi? İmam Gazali mi?

“Hüccetülislâm” ve “Zeynüddin” isimlendirmeleri ise İmam Gazzali’nin...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER