Konya Bilim Merkezi İlimge

Osmanlı Mimarisine Yön Veren İsim: Mimar Sinan

 Raziye Betül Dikmen
 5 dk  147

Osmanlı’nın en gözde mimarı olan Sinan, Kayseri’nin Ağırnas Köyü’nde dünyaya gelmiştir. Yavuz Selim zamanında devşirilen Sinan, devşirme usulüne uygun olarak öncelikle taşra hizmetine gönderilmiştir. Ardından Acemioğlanlar ocağına alınmıştır. Sinan’ın doğum tarihi tam olarak bilinmemekle beraber vefat tarihi hicri 996 yılıdır. Vefat ettiğinde yüz yaşının üzerinde olduğu söylenmektedir. Bu şekilde yapılacak olan hesaplama ile Sinan’ın hicri 886 yılında doğmuş olması ihtimal dâhilinde kabul edilmektedir. Doğumu miladi 1492 yılına denk gelen Sinan’ın, Yavuz Selim zamanında devşirilmiş olduğu bilinmektedir. Bu durumda Sinan’ın yirmili yaşlarda devşirilmiş olduğu ortaya çıkmaktadır.

Osmanlı Devleti’nin devşirme sistemine göre; devşirme ile İstanbul’a gelen çocuklardan bir kısmı içoğlan olarak saraya alınmakta diğerleri de taşra hizmeti için Türk çiftçilere kiralanmaktaydı. Buradaki amaç bu çocukların Türkçeyi, Türk gelenek ve görenekleri ile beraber İslam’ı da öğrenmeleri idi. Genellikle üç yıl süren taşra hizmetinden sonra yapılan bir sınavla başarılı olanlar askeri eğitim için Acemi Ocağı’na alınırdı. Yeniçeri Ocağı’nda yer açılması durumunda acemi oğlanlardan Yeniçeri Ocağı’na atama yapılırdı. Sinan’da Yeniçeri Ocağı’na alınmış ve İstanbul’da eğitim almıştır. Sinan, Acemi Ocağı’nda dülgerlik yani marangozluk sanatını öğrenmiş, zaman içerisinde geliştirdiği bu sanat sayesinde yapı ustalığına kadar ilerlemiştir. Katıldığı seferlerdeki askeri amaçlı olarak inşa ettiği köprü, kale ve fethedilen yerlerdeki önemli mekânların onarımını yapması bilgi ve tecrübesini artırmıştır.


Sinan, katıldığı seferlerde farklı kentlere gitme imkânı bulmuş ve oradaki örnekleri inceleme fırsatı yakalamıştır. Katıldığı bu seferlerdeki gözlemleri sayesinde sağlam bir oran duygusu kazanmıştır. Yeniçeri Ocağı’nda iken katıldığı seferlerle hem ocak içerisinde ilerlemesini tamamlamış hem de geleceğin mimarı olarak önemli pek çok kenti görme imkânı elde etmiştir.

1538 yılında Kanuni ile çıkılan Karaboğdan Seferi’nde Sinan kabiliyetini Sultan’a göstermiştir. Sefer için ilerlerken Prut Irmağı’na gelindiğinde buradaki köprünün çöktüğü görülmüştür. Ordunun karşıya geçmesi için en kısa sürede bir köprü yapılması gerekmiştir. II. Vezir olan Damat Lutfi Paşa’nın önerisiyle bu görev Sinan’a verilmiştir. Sinan on üç gün gibi kısa bir sürede köprüyü kurmuş ve ordu karşıya geçerek sefere devam etmiştir. Buradan Lutfi Paşa’nın Sinan’ın yeteneklerinden haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Bir diğer ihtimal, seferden önceki bir tarihte Sinan’ın Lutfi Paşa için bina inşa etmiş olduğudur. "Tezkiret'ül-Ebniye" eserinde Lutfi Paşa adına yapılmış bir hamamdan söz edilmektedir. Bu gün bu hamam mevcut olmasa da Lutfi Paşa’nın, Sinan’ın yeteneğini görmüş olması için bu yapının seferden önceki bir tarihte inşa edilmiş olma ihtimalinin yüksek olduğu kabul edilmektedir.

Osmanlı ordusunda on yedi yıl savaşçı olarak görev yapmasının ardından 1538 yılında Lutfi Paşa’nın tavsiyesi üzerine Sultan’ın baş mimarı olarak atanmıştır. Bu tarihten sonra tamamen mimarlıkla uğraşan Sinan; Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve II. Murat dönemlerini kapsayan elli yıl boyunca mimarlık görevi sürdürmüştür.

Mimar Sinan’ın mimarlık görevini sürdürdüğü uzun yıllar boyunca toplamda kaç eser vermiş olduğu tartışmalara neden olmuştur. Bazı kaynaklarda 452 yapıdan oluşan bir liste bulunurken bazılarında ise 350 kadar eserin ismi bulunmaktadır. Genel olarak 92 cami, 52 mescit, 55 medrese, 7 darül-kurra, 20 türbe, 17 imaret, 3 hastane, 6 suyolu, 10 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 365 eser vermiş olduğu kabul edilmektedir. Mimar Sinan’ın ilk eseri Karagümrük’te bulunan 1530-1531 yılında inşa edildiği tahmin edilen Üçbaş Mescidi’dir. Ardından Kumkapı Muhsine Hatun Mescidi ve Kasımpaşa Cami’yi inşa ettiği bilinmektedir. Bu eserlerin dülger olarak tanınan Sinan’ın ilk deneyimleri olduğu düşünülmektedir. 1538’de yapılan İstanbul Haseki Külliyesi ise mimarbaşı olduktan sonra tamamladığı ilk eser olarak kabul edilmektedir.


Kırk sekiz yaşında mimarbaşılığa getirilen Sinan, mesleğinde kat ettiği yolları inşa ettiği üç yapı ile anlatmaktadır. “Çıraklık eserim” olarak adlandırdığı ve 1548 yılında tamamlanan Şehzade Camii’ni çıraklık döneminin en iyi eseri olarak tanımlamaktadır. İstanbul’un ve tüm imparatorluğun en görkemli yapısı olan Süleymaniye Camii’ni “kalfalık eserim” olarak isimlendirmektedir. Osmanlı İmparatorluğu'nda inşa edilen en büyük camilerden biri olan Süleymaniye; ibadethanenin yanı sıra dört medrese, büyük bir hastane ve tıp okulu, mutfak-yemekhane, hamam, dükkânlar ve ahırlardan oluşan geniş bir külliyeyi içinde barındırmaktadır. II. Selim adına Edirne’de inşa ettiği Selimiye Camisi ise Sinan’ın “ustalık eserim” dediği ve seksen üç yaşında iken tamamladığı eseridir.

1584 yılında yerine Mehmed Subaşı isimli mimarı vekil olarak bırakan Mimar Sinan, hac yolcuğuna çıkmıştır. Hac dönüşünde yüz yaşında olmasına rağmen mimarlık görevini büyük bir heyecanla devam ettiren Sinan, hicri 996, miladi 1588 yılında vefat etmiş ve kalfalık eserim dediği Süleymaniye Külliyesi’nin bir köşesine defnedilmiştir.

Mimarlık hayatına mütevazı bir başlangıçla adım atan Sinan, zaman içerinde Osmanlı'nın baş mimarı olmuş, elli yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun baş mimarlığını yapmıştır. Mimar Sinan, 14. ve 15. yüzyıllarda gelişen  klasik Osmanlı mimarisini oluşturmuştur.

#Mimar Sinan #İstanbul #Selimiye Camii #Süleymaniye Camii #Osmanlı Mimarisi
0
0
0
Kaynakça

Dağlı, Hakan, “Mimar Sinan’ın İstanbul’daki Camii’lerinin Minber Bezemeleri”, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2015.

Kuran, Aptullah, “Mimar Sinan’ın İlk Eserleri”, Belleten, 37, 148, 533-544, 1973.

Mülayim, Selçuk, “Sinan”, TDV İslam Ansiklopedisi, 37, 224-227, İstanbul: TDV Yayınları, 2009.

Özönder, Hasan, “Mimar Sinan", İslam Medeniyeti Dergisi 1/9, 15 Nisan, 26-28, 1968.

Britannica, “Sinan | Architecture, Buildings, Works, & Biography |”, Erişim 28 Kasım 2023, https://www.britannica.com/biography/Sinan 

BENZER MAKALE
İngiltere Tarihindeki Kanlı Kraliçe

İngiltere Tarihindeki Kanlı Kraliçe

İngiltere tarihinde Protestan reformuna karşı çıkarak, Katolik inancını savunan Kraliçe Mary'nin Protestan...

Modern Üniversitenin Kurucusu: Wilhelm von Humboldt

Modern Üniversitenin Kurucusu: Wilhelm von Humboldt

Wilhelm von Humboldt, Prusyalı bir devlet adamıdır. Bakanlık ve diplomatlık yanında filozof, dilbilimci ve eğitimcidir....

Ortaçağ Yahudi Alimi: Saadia Gaon

Ortaçağ Yahudi Alimi: Saadia Gaon

Asıl adı Saadia ben Yosef olan Saadia Gaon Müslümanlar arasında Said el-Feyyumi olarak tanınmaktadır. Babilonya’da...

Said Halim Paşa’nın Hayatı ve Düşünceleri

Said Halim Paşa’nın Hayatı ve Düşünceleri

Said Halim Paşa, döneminin İslam çizgisindeki aydınlarındandır. Çağdaşlarının aksine İsviçre’de...

Bir İslam Sanatçısı: Sıdıka Cuma

Bir İslam Sanatçısı: Sıdıka Cuma

Sıdıka Cuma, eleştirmenlerce beğenilen, birçok ödüle sahip çağdaş İslam sanatçısı, grafik...

Peygamber Efendimizin Şairi: Hassan Bin Sabit

Peygamber Efendimizin Şairi: Hassan Bin Sabit

Hz. Peygamber’i, ashabını ve İslâm dinini, müşriklerin hicivlerine karşı şiirleriyle savunduğu için...

Ölümcül İsyan: An Lushan Ayaklanması

Ölümcül İsyan: An Lushan Ayaklanması

755-769 yılları arasında Çin’de süren An Lushan ayaklanması sonucu 36 milyon insan hayatını kaybetmiştir....

Meşhur Astronomi Alimleri: Mecrîtî ve Zerkali

Meşhur Astronomi Alimleri: Mecrîtî ve Zerkali

Astronomi insanlık tarihi kadar eski bir bilimdir. Gökyüzü her zaman insanlar için bir merak konusu...

Hüccetülislâm: İmam Gazzali mi? İmam Gazali mi?

Hüccetülislâm: İmam Gazzali mi? İmam Gazali mi?

“Hüccetülislâm” ve “Zeynüddin” isimlendirmeleri ise İmam Gazzali’nin...

6 Dil Bilen Dâhi Sahabe: Zeyd bin Sabit

6 Dil Bilen Dâhi Sahabe: Zeyd bin Sabit

Zeyd bin Sabit (612 - 665), İslam peygamberi Hz.Muhammed'in vahiy kâtiplerinden olan zeki bir sahabidir.

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER