Konya Bilim Merkezi İlimge

Osmanlı Devleti’nde Azınlıklar

 Raziye Betül Dikmen
 5 dk  339

Osmanlı Devleti, farklı din, kültür, dil ve mezheplere mensup insanları sınırları içinde barındıran cihanşümul bir devlettir. Osmanlı Devleti, saha ve genişlik bakımından bir kıta görünümünde olmakla beraber, çeşitli tabiat ve iklim şartları, tebaasının ırk, dil, din, mezhep, örf ve adeti gibi çok farklı yapılara sahiptir. Buna rağmen dünya devletlerinin çok azına nasip olan hukuk anlayışı ve adalet ile devleti yönetmeyi başarmış, cami, kilise ve havranın yan yana durduğu bir kültürü inşa etmiştir.

Müslüman olmadan önce farklı inanç mensuplarıyla olan münasebetlerinde inanç konusunu çatışma nedeni olarak görmeyen Türkler, dini inanç ve uygulamalara hoşgörüyle yaklaşmışlardır. Müslüman olduktan sonra da İslam hukukçularının belirlediği esaslara uygun davranarak farklı dinlerle bir arada yaşamayı sürdürmüşlerdir. Bu durum Osmanlı Devleti’nde de aynı şekilde devam ettirilmiştir. Osmanlı Padişahları, Müslüman olmayan toplulukların hak ve sorumluluklarını ruhani reislerine verdiklerini beratlarda belirtmişlerdir. Gayrimüslimlerle ilgili sürdürülen bu sağduyulu uygulamaların Hz. Ömer’in Kudüs’ün fethinden sonra orada yaşayan gayrimüslimlere yaptığı uygulamalar örnek alınarak yapıldığı ifade edilmektedir.


Osmanlı Devleti gayrimüslimlerin yönetimi için bir sistem kurmuş ve bu sistem yüzyıllar boyunca farklı inançlara sahip insanların düzenli bir şekilde yaşamalarını sağlamıştır. Başlangıçta bir isim verilmemiş olsa da daha sonra bu sisteme “millet sistemi” denilmiştir. Bu kavram türdeş inanca sahip insanlardan oluşan toplulukları anlatmak için kullanılmış ve bu topluluklar ruhani reisleri tarafından yönetilmiştir.

Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan vatandaşların dini inanç ve ibadet özgürlükleri ruhani liderlerine verilen beratlarla garanti altına alınmış ve devlet, bu ibadet yerlerinin iç teşkilatına kesinlikle karışmamıştır. Bununla birlikte ibadet yerlerinin korunmasını da devlet sağlamış ve azınlıkların kiliselerine, havralarına hiçbir şekilde müdahale edilmemiştir. Hatta kilise ve havra inşa edemezler kuralı da zamanla terk edilerek gayrimüslimlere ihtiyaç halinde yeni mabet açma izni verilmiştir. Mesela, İstanbul'da 1885 yılında 60 Rum-Melkit Katolik Kilisesi, 1 Bulgar Katolik, 1 Rum-Melkit Katolik Kilisesi ve 36 Yahudi Havrası olmak üzere toplam 148 kilise ve havra varken bu sayı 1897-1898'de 169'a çıkmıştır.


Azınlıklar eğitim alanında da serbest bırakılmış, mabetleri nasıl kendileri idare ediyorsa mekteplerini de o şekilde idare etmişlerdir. Eğitimin ilk seviyesini mahalli cemaatler, üst seviyede ki eğitimi de millet teşkilatları tarafından idare edilmiştir. Milli dilleriyle eğitim yapabilmiş ve istedikleri programı uygulamışlardır. Ancak zaman içerisinde bağımsızlık fikirleriyle yetiştirilen, yabancı devletlerin oyunlarına alet olan kurumlar haline gelince devlet bu okullara müdahale etmek zorunda kalmıştır.

Osmanlı Devleti’nde gayrimüslimlerin istedikleri mahallelerde oturabilme hakları vardı ancak insanlar dil, din, gelenek, görenek olarak aynı kişilerle daha kolay iletişim kurabildiklerinden dolayı bir arada yaşamayı tercih etmişlerdir. Yalnızca Müslümanlarca kutsal sayılan yerlerde gayrimüslimlerin oturulmasına izin verilmemiştir. Örneğin; 1581 tarihli bir fermanla, Müslümanlar için kutsal sayılan Eyüp Sultan Türbesi civarına zimmilerin yerleşmeleri yasaklanmıştır.


Osmanlı Devleti’nde gayrimüslimler, Müslümanların verdiği öşür vergisini vermemiş ve askerlikten muaf tutulmuşlardır fakat bunların yerine cizye ve harac vergisi ödemişlerdir. Bu vergilerin Müslümanların ödediği vergiden daha fazla olması ve askerlik için vergi vermeleri, gayrimüslimler için olumsuz olarak göz önüne çıkarılmaya çalışılsa da askerlik ve buna bağlı olarak ortaya çıkabilecek sıkıntılardan uzak olmaları adalet açısından bir problemin söz konusu olmadığını göstermektedir.


Sosyal hayatta kişinin hangi dine mensup olduğu kıyafetinden anlaşılmak isteniyor bu nedenle azınlıkların ve Müslümanların birbirlerine benzer kıyafetlerle dolaşmalarına izin verilmiyordu. Bu uygulamanın amacı dışlama ve aşağılama değil, dini açıdan yasaklamalarla ilgiliydi. Örneğin içki içmek, domuz eti yemek Müslümanlar için haramdır ve o dönemde bu işleri yapanlar cezalandırılmaktadır. Ancak Hıristiyan ve Yahudiler için böyle bir cezalandırma söz konusu değildir. Herhangi bir yerde bu suçu işleyen bir Müslüman varsa azınlıklar içinde tanınması ve müdahale edilmesi amacıyla kıyafetlerin farklı olması istenmiştir. Bu durumun tamamen milli kimliği korumak adına alınan bir önlem olduğu görülmektedir. Bununla birlikte Osmanlı Devleti’nde, azınlıklar ve Müslüman halk arasında etkileşimin de mevcut olduğu bilinmektedir. Müslüman ve gayrimüslimlerin bir arada yaşadıkları mahallelerde birbirlerinin kutsal ve şifalı kabul ettikleri yerlere saygı duymuş ve buraları ziyaret etmişlerdir.


Osmanlı Devleti, gayrimüslimlerle olan ilişkilerinde ve onların haklarının korunmasına her zaman özenli davranmıştır. Topraklarında yaşayan gayrimüslimlerin dillerini, kültürlerini değiştirmeye çalışmamış, din işlerine müdahale etmemiştir. Kurduğu sistemle farklı din ve kültüre sahip olan insanların yüzyıllar boyunca bir arada yaşamalarını sağlamıştır.

#osmanlıdevleti #osmanlı #azınlık #gayrimüslim #milletsistemi
0
0
0
Kaynakça

Eroğlu, Ahmet Hikmet. Osmanlı Devletinde Yahudiler. Aziz Andaç Yayınları, 2004.

Güler, Ali. “OSMANLI DEVLETİ’NDE GAYRİMÜSLİMLERİN DİN-İBADET, EGİTİM-ÖGRETİM HÜRRİYETLERİ VE BU BAKIMDAN ‘KİLİSE DEFTERLERİ’NİN KAYNAK OLARAK ÖNEMİ (4 NUMARALI KİLİSE DEFTERİ’NDEN ÖRNEK FERMANLAR)”. OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi 9/09 (01 Ocak 1998), 155-175. https://doi.org/10.1501/OTAM_0000000267

Güler, Ali. Osmanlıdan Cumhuriyete Azınlıklar. Berikan Yayınevi, 2005.

Kolektif. Dinler Arası İlişkiler El Kitabı. ed. Ali İsra Güngör. Grafiker Yayınları, 2017.

Konan, Belkıs. “Gayrimüslim Osmanlı vatandaşlarının hukuki durumuna ilişkin bir değerlendirme”. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 64/1 (01 Mart 2015), 171-194. https://doi.org/10.1501/Hukfak_0000001776

Küçük, Abdurrahman - Küçük, Mehmet Alparslan. Dini Azınlıklar ve Türk Hoşgörüsü. Berikan Yayınevi, 2019.

Lewis, Bernard. İslam Dünyasında Yahudiler. çev. Belgin Çınar. Akılçelen Kitaplar, 2018.

BENZER MAKALE
Öğretmen Değil Rehber

Öğretmen Değil Rehber

Çoğu zaman kendisine atfedilen kutsallıkla birlikte anılan öğretmenlik mesleğinin de bir tarihsel süreci...

Pelerinin Altındaki Hançer: Sicarii Suikast Örgütü

Pelerinin Altındaki Hançer: Sicarii Suikast Örgütü

Sicarii olarak tanımlanan grup adını suikast faaliyetlerinde kullanılan hançerden almaktadır. Kısa ve kıvrımlı olan...

Birlik ve Konfederasyon Mücadelesi: Amerika iç Savaşı

Birlik ve Konfederasyon Mücadelesi: Amerika iç Savaşı

Amerikan İç Savaşı, ekonomileri tarıma dayalı olan ve köleleri iş gücü olarak kullanan Güney...

Son İsrail-Arap Savaşı: Yom-Kippur Muharebesi

Son İsrail-Arap Savaşı: Yom-Kippur Muharebesi

Suriye ve Mısır önderliğinde Arap Devletleri 1973 yılının 6 Ekim’ine denk gelen Ramazan ayının onuncu gününde,...

Vaat Edilmiş Topraklar Efsanesi ve Siyonizm

Vaat Edilmiş Topraklar Efsanesi ve Siyonizm

Vaat Edilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud), Tanrı'nın Hz. İbrahim'e ve onun soyundan gelenlere verdiğine inanılan...

Naziler ve Siyonist Ortakları

Naziler ve Siyonist Ortakları

Hitler'e karşı savaş başladığında neredeyse tüm Yahudi örgütleri müttefiklerle güçlerini...

İsrail’i Kuran Terörist Örgütler: Haganah, Irgun ve Lehi

İsrail’i Kuran Terörist Örgütler: Haganah, Irgun ve Lehi

Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren İsrail'in kuruluş süreci de katliamlarla doludur. İsrail'in...

Protestanlık Uğruna Bir Savaş: 30 Yıl Savaşı

Protestanlık Uğruna Bir Savaş: 30 Yıl Savaşı

30 yıl savaşları 1618-1648 yılları arasında Almanya merkezli gerçekleşen ama bütün Avrupa’yı içine...

Üç Kralın Savaşı: Vadisseyl Muharebesi

Üç Kralın Savaşı: Vadisseyl Muharebesi

1578 yılında Portekiz Kralı, Muhammed El Mütevekkil’e destek vermek amacıyla ordusuyla Fas’a çıkarma...

Şekerin Acı Tarihi

Şekerin Acı Tarihi

Günümüzde neredeyse her alanda kullandığımız bir ürün olan şeker, Hindistan'dan başlayarak...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER