Konya Bilim Merkezi İlimge

Bağımsızlığa Açılan Kapı: 1857 Sipahi Ayaklanması

 Umutcan Uzuntaş
 6 dk  151

Babürlü veya bir başka deyişle Türk-Hint İmparatorluğu, Babür Şah tarafından 16. yüzyılda kurulmuştur. Bugün Hint coğrafyası olarak bildiğimiz bölgenin büyük bölümüne egemen olmuş bir devlettir. Uzun yıllar hükmettiği topraklarda inşa ettiği medeniyet ve sanat eserleri ile sıkça anılmaktadır. Farklı din ve etnik topluluklardan oluşan karma halk yapısı, zengin bir kültür mirası bırakmalarını sağlamıştır. Bu topluluklara özgü gelenek ve ibadetlere karışılmamış, halk huzur içinde yaşamını sürdürmüştür. Ta ki İngilizler bölgeye ayak basana kadar.

Babürlü İmparatorluğu büyük bir devlet yapılanmasına sahip olsa da bu durum zaman içinde bozulmalara uğramıştır. 19. yüzyıla gelinen süreçte devlet iyiden iyiye zayıflamış ve bir merkez otorite eksikliği yaşanmıştır. Bu sebeple yerel otoritelerin oluşmasının yanı sıra başka bir sorun da gün yüzüne çıktı. Coğrafi keşifler kapsamında dünyanın dört bir yanına giden İngiltere yani Britanya Krallığı sömürgecilik etkinlikleri gösteriyordu. Gittikleri bölgede zaman içinde nüfuz elde ederek bölgenin kaynak ve zenginliklerini bir anlamda kaçırıyorlardı. Bunu meşru kılmak için de yerel halk ile sıcak ilişkiler kuruyorlardı. Ancak kapılar ardında devletleri ele geçiriyor, kukla yöneticiler ile çalışıyor ve halkı köleleştiriyorlardı. Babürlü Devleti’nin var olan durumunu gören İngilizler elbette ki bu şansı kaçırmayacaklardı.


Öncelikle bölgede İngiliz destekli bir kumpanya yani ticari ortaklık denebilecek bir oluşum kuruldu. Doğu Hindistan Şirketi denilen bu yapı, İngiltere’nin vereceği imtiyaz ile bölgede ticari çalışmalar yapacaktı. Yerel halka karşı ılımlı bir politika izlenmiş, güven tesis edilmişti. Arka planda ise şirket büyüdükçe günden güne farklı alanlara yayılım göstermekteydi. Zaman içinde kuruluş amacının dışına çıkmaya başlamıştı. Şirket, yetkisi olmamasına karşın siyasi, toplumsal ve askeri alanlarda etkinlik göstermeye başladı. Devleti içten içe ele geçiriyordu. Bunun yanı sıra yerel halktan seçilen bireylerle kendi ordularını kuruyorlardı. Büyük çoğunluğunu Türk-Hint yönetimi altında yaşayan Müslüman ve Hindu ahali oluşturuyordu. Maaş ödenen bir tür paralı asker birlikleriydi bunlar ve adları “Sepoy” yani “Sipahi” olarak belirlenmişti. Bengal, Bombay ve Madras orduları olmak üzere üç ana ordudan oluşuyorlardı. İlginç olan bu Sipahi birliklerinin, kendi ülkelerini işgal etmelerinde para karşılığı emri altına girdikleri İngilizlere yardım etmiş olmalarıdır.

Birçok alanda gücü ele alan İngilizlerin halka karşı tutumu değişmeye başlamıştı. Misyonerlik çalışmaları da başlatan Krallık yerel halkın gelenekleri ve yaşam tarzına bile karışır olmuştu. Özellikle Müslüman ve Hindu ahalinin dini eylemlerini engelleme yoluna gitmeye başlamışlardı ki halk bundan oldukça rahatsızdı. Açıkça bir asimile politikası uygulanıyordu. Bunun yanı sıra halk ekonomik olarak da büyük zorluklar yaşıyordu. İngilizler bölgeyi sömürüyor, elde ettikleri paranın çoğunu krallığa götürüyor bir kısmıyla da paralı askerlerin maaşlarını ödüyordu. Bir anlamda onlara ait olanı yine onlara vererek halkı kullanıyorlardı. Bu durumun farkına varmaya başlayan halk ise İngilizlere karşı nefret beslemeye başlamış ve haklarını geri almak istemişlerdi.

Fakat artık yerel halkın hakkını arayabileceği bir kurum da artık kalmamıştı. Hukuk yapısını tamamen ele geçiren İngilizler ya taraf tutuyor ya da davacı varlıklı olmayan halktan biriyse, haklı bile olsa vazgeçmeye zorlanıyordu. Onlara yardım edebilecek bir devlet görevlisi de bulunmamaktaydı. Babürlü Sultanı II. Gaziüddin Bahadır Şah oldukça yaşlıydı ve yetkisiz bırakılmış durumdaydı, halkın umudu olamazdı. Şah ve oğulları sert bir İngiliz baskısı altındalardı. Onların dışındaki Türk-İslam ahali de büyük oranda devlet kademelerinden uzaklaştırılıyordu. Yerel otoritelerde de durum farklı değildi, durumdan rahatsızlardı ancak atılım göstermekten de çekiniyorlardı. Örneğin Maratha Pişvası yani önderi olan II. Baci Rao, tahtını korumak ve mücadele vermek istemişti. Ancak ömrü yetmedi, yerine gelen Prens Nana Sahib ise İngilizler tarafından meşru görülmedi. Diğer yerel kral ve prenslerse arkalarında güçlü bir merkezi otorite olmadığından kolayca etki altına giriyorlardı.

Bu sırada İngilizlerin baskısı artıyor, huzursuzluk tırmanıyordu. Ayaklanma birçok etkenin bir araya gelmesi sonucu patlak vermişti. Bu etkenlerin büyük bölümü toplumun belli bir sosyokültürel kısmını etkiliyordu. Bu sebeple de toplum içinde hızlı yayılmıştı. Bu etkenler arasında büyük topraklara sahip olan İngilizlerin işgalci tavrıydı. Örneğin Avadh Krallığı’nın işgal edilmesi ve işgal edilen bölgeye gösterilen tutum, Bengal ordusundaki sipahileri, özellikle Avadhlı olanları oldukça rahatsız etmişti. İşgal edilen bölgelerde yerel halka karşı yapılanlar azımsanacak boyutta değildi. İngilizler kendilerini yerel halktan üstün görüyorlardı ve dil, din, yaşam biçimi gibi alanlarda baskı uyguluyorlardı. 1857 yılında, artık tavan yapmış nefret ve huzursuzluk patlak verecekti.


Bardağı taşıran son damla Bengal ordusundaki Müslüman ve Hindu sipahilerin domuz ve inek yağı kullanmaya zorlanması oldu. İki topluluğun da inanç yapısına ters olan bu duruma karşı gelmiş sipahiler, ayaklanmayı başlatacak kıvılcımı yakmışlardı. Bu sebeple isyan Sipahi Ayaklanması olarak bilinmektedir. Sonrasında halk arasında hızla yayılan ayaklanma, sivil bir boyut da kazanmıştır. Bengal ordusu yetki alanında yayılan ayaklanma yalnızca başlangıçtı. Şaşkına dönen İngilizler içinse bu, beklenmedik bir durumdu.

Ne yazık ki ayaklanmaya önderlik edecek bir otorite eksiği vardı ki bu eksik giderilemedi. Önderlik edecek biri olmadığı için de iş birliğinde ve ilerlemede sorunlar yaşandı. Ayrıca ayaklanma büyük ses getirmiş ve yayılım göstermişti ancak Bombay ve Madras orduları İngilizlere bağlı kalmayı tercih etmişti. Dolayısıyla onların yetki alanlarında ilerleyemeyen ve düzenli bir yapısı olmayan ayaklanma başarıya ulaşamadı. Bir grup sipahinin başlattığı ayaklanmayı yine sipahi orduları zorluklarla ve acı verici şekillerde bastırmıştı. Sonrasında ise İngiliz yönetimi intikam alırcasına cinayetler işledi. Ancak bu olay Hint halkının bağımsızlığa açılan yolunda büyük bir basamak olmuştur. Tarih sayfasında yerini almış ve geleceğe köprü olmuştur. İngilizler içinse asla unutamayacakları bir başkaldırı.

#İngiltere #Babürlü Devleti #1857 Sipahi Ayaklanması
0
0
0
Kaynakça

Armaoğlu, Fahir. 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1789-1914). Türk Tarih Kurumu Yayınları: Ankara, 1997.

Bayur, Y. Hikmet. Hindistan Tarihi III. Cilt. Türk Tarih Kurumu Yayınları: Ankara, 1987.

Fığlalı, Ethem Ruhi. 19. Yüzyıl Sonlarında Hindistan (Mezhepler Tarihi Açısından Bir Bakış), Dokuz Eylül Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi I, 1983, s.1-24.

Galip, Mübarek & Gömeç, Y. Saadettin. Hindistan’da Türkler. Berikan Yayınevi: Ankara, 2000.

Vural, Suat. Sipahi Ayaklanmasının Siyasi Sebepleri, BELGÜ (2), 2015, 181-202.


BENZER MAKALE
Öğretmen Değil Rehber

Öğretmen Değil Rehber

Çoğu zaman kendisine atfedilen kutsallıkla birlikte anılan öğretmenlik mesleğinin de bir tarihsel süreci...

Pelerinin Altındaki Hançer: Sicarii Suikast Örgütü

Pelerinin Altındaki Hançer: Sicarii Suikast Örgütü

Sicarii olarak tanımlanan grup adını suikast faaliyetlerinde kullanılan hançerden almaktadır. Kısa ve kıvrımlı olan...

Birlik ve Konfederasyon Mücadelesi: Amerika iç Savaşı

Birlik ve Konfederasyon Mücadelesi: Amerika iç Savaşı

Amerikan İç Savaşı, ekonomileri tarıma dayalı olan ve köleleri iş gücü olarak kullanan Güney...

Son İsrail-Arap Savaşı: Yom-Kippur Muharebesi

Son İsrail-Arap Savaşı: Yom-Kippur Muharebesi

Suriye ve Mısır önderliğinde Arap Devletleri 1973 yılının 6 Ekim’ine denk gelen Ramazan ayının onuncu gününde,...

Vaat Edilmiş Topraklar Efsanesi ve Siyonizm

Vaat Edilmiş Topraklar Efsanesi ve Siyonizm

Vaat Edilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud), Tanrı'nın Hz. İbrahim'e ve onun soyundan gelenlere verdiğine inanılan...

Naziler ve Siyonist Ortakları

Naziler ve Siyonist Ortakları

Hitler'e karşı savaş başladığında neredeyse tüm Yahudi örgütleri müttefiklerle güçlerini...

İsrail’i Kuran Terörist Örgütler: Haganah, Irgun ve Lehi

İsrail’i Kuran Terörist Örgütler: Haganah, Irgun ve Lehi

Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren İsrail'in kuruluş süreci de katliamlarla doludur. İsrail'in...

Protestanlık Uğruna Bir Savaş: 30 Yıl Savaşı

Protestanlık Uğruna Bir Savaş: 30 Yıl Savaşı

30 yıl savaşları 1618-1648 yılları arasında Almanya merkezli gerçekleşen ama bütün Avrupa’yı içine...

Üç Kralın Savaşı: Vadisseyl Muharebesi

Üç Kralın Savaşı: Vadisseyl Muharebesi

1578 yılında Portekiz Kralı, Muhammed El Mütevekkil’e destek vermek amacıyla ordusuyla Fas’a çıkarma...

Şekerin Acı Tarihi

Şekerin Acı Tarihi

Günümüzde neredeyse her alanda kullandığımız bir ürün olan şeker, Hindistan'dan başlayarak...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER