Konya Bilim Merkezi İlimge

Antik Dönemde Vergilendirme

 Ahmet Şahabettin Gürbüz
 5 dk  142

Benjamin Franklin, Fransız fizikçi ve aydınlanmanın sembolü haline gelen meşhur “Ansiklopedi” yazarlarından Jean-Baptiste Leroy'a yazdığı bir mektupta, “Bu dünyada ölüm ve vergiler dışında hiçbir şeyin kesin olmadığını...” söylüyordu. Vergilendirmenin ölüm gibi kaçınılmaz ve zamanlar ötesi bir olgu olduğunu belirten bu söz, onun modern bir konu olduğu düşüncesini de yadsımaktadır. Tarih boyunca en az ölüm kadar net bir gerçekliği ve uzun bir geçmişi olan vergilendirme, Mısırlılar ve Yunanlılar gibi eski uygarlıklara kadar uzanır ve o dönemlerden itibaren binlerce yıldır insan uygarlığının bir parçası olmuştur.

Vergilendirme olgusu insanların yerleşik yaşama geçmesi kadar eski bir olgudur. İnsan topluluklarının hayatı yapılandırma ihtiyaçları, topluluğun belirli üyelerine özel yönetim yetkileri verilmesini gerektirmiştir. Görevleri bu elit üyeleri maddi üretime katılmaktan alıkoyduğu için toplumun geri kalanı, avcılıktan, tarım ürünlerinden ve zanaatkârlıktan ürettikleri mallardan bir kısmını ayırarak bu görevlileri desteklemiştir. Bu takas, tüm topluluğun varlığını sürdürmesine ve gelişmesine olanak tanıyan prototip vergilendirme olarak değerlendirilebilir.

Vergilerin kökenine indiğimizde karşımıza farklı teoriler çıkmaktadır. Bir kısım araştırmacılar ilk vergilerin, insanların bir yöneticiye gönüllü olarak sunduğu dini bir fedakârlık olduğunu iddia etmektedirler. Bununla ilgili olarak antik Hindistan’ın meşhur şairi Kalidas, Raghuvansh adlı şiirinde “Tıpkı Güneş'in Dünya'dan nemi çekip bin katını geri vermesi gibi, onun (rahip kralın) tebaasından vergi toplaması da yalnızca halkının iyiliği içindir.” yazmıştır. Diğer bir teoriye göre vergiler, savaşta yenilen halkın hayatta kalması karşılığında kazanan tarafa ödediği haraçlardır. Bunun yanında teoriye göre zayıf toplulukların, kendilerine zarar verilmesinden emin olmak için güçlü topluluklara yaptığı ödemeler de vergilendirmenin kaynakları arasında gösterilmiştir.

Bugün ödemeye ve ismini duymaya çok alışık olduğumuz birçok verginin ilk örnekleri antik çağa dayanmaktadır. Örneğin Antik Roma liderlerinden Julius Caesar satış vergisini uygulayan ilk kişiydi. İmparatorluğun tamamında uygulanıyordu ve oranı sabit bir şekilde %1’di. Bu verginin oranı Caesar Augustus döneminde %4’e çıkartıldı. Yine dünya üzerindeki en bilinen vergilerden olan gelir vergisi Roma döneminde ortaya çıktı. Önceleri eyaletlerde toplanıp orada kullanılan vergiler, Augustus döneminde merkezileştirilip başkent Roma’ya gönderilir hale geldi.


Emlak vergisinin ilk örnekleri Antik Mısır ve Çin’de görülmektedir. Bu vergiler başlangıçta arazinin üretim değerine veya araziden ne kadar mal elde edilmesinin beklendiğine dayanıyordu. Bu nedenle antik dönemlerde emlak vergileri genellikle çiftçiler tarafından ödeniyordu. Veraset vergileri yine Antik Roma’da ortaya çıkmıştı ve oranı % 5’ti. Alınma amacı gazilere verilen emekli maaşını finanse etmekti.

Ticaretle ilgili vergilerin antik kaynakları ise Anadolu topraklarına dayanmaktadır. Bugün ülkelerin birbirlerine uyguladıkları ithalat vergisinin ilk örnekleri, günümüz Türkiye’sindeki M.Ö. üçüncü milenyumda Hatti devletine bağlı Kültepe (Kaniş) antik kenti ile günümüz Irak'ında yer alan Asur devleti arasındaki metal ve yün ticaretine ilişkin tarifelerdir. Bunun dışında Roma İmparatorluğu ayrıca hem imparatorluk içinde ticareti yapılan hem de dışarıdan ithal edilen mallara gümrük vergisi koymuştur. Yabancı mallar, iç ticaret oranının 5 ila 25 katı oranında vergilendiriliyordu. Tarih boyunca yün, deri, tereyağı, peynir ve benzeri ticari malların ticaretini kontrol etmek için tarifeler uygulanmıştır.

Yukarıda sayılan günümüzde aşina olduğumuz vergilerin dışında, antik döneme özgü olan beş vergi türü daha bulunmaktaydı:

Tarım Ürünleri Vergileri: Antik Çağ'da birçok devlet topraktan çıkan ürüne göre vergi alırdı. Bu vergiler çoğunlukla toprak sahiplerinin ürettiği tarım ürünlerinden alınırdı.

Köle ve İşçi Vergileri: Bazı antik toplumlarda, çalıştırılan köleler ve işçiler üzerinden vergi alınırdı. Bazı büyük devletlerde, köle sahibi olanlar kölelerinin bazılarını devlete hizmet olarak sunmak zorundaydılar.

Hizmet ve Zanaat Vergileri: Bazı toplumlarda belirli meslekler veya zanaatlar vergilendirilirdi. Meslek sahipleri, mesleklerini icra etmek için devletin kendilerine verdiği berata ihtiyaç duyarlardı ve bunun için kendilerinden vergi alınırdı. Sonrasında elde ettikleri gelirlerin bir kısmını devlete ödemek zorundaydılar.

Bağış Olarak Vergi: Antik dönemlerde vergi yerine bazen bağış kabul edilirdi. Özellikle dini kurumlara yapılan bağışların vergi olarak kabul edildiği dönemler olurdu. Tapınakların inşa edilmesinde zorunlu bağış şeklinde toplanan vergiler de bulunmaktaydı.

Savaş Vergileri: Savaş dönemlerinde devletler savaşın finansmanı için ek vergiler tahsil edebilirdi. Bu vergiler savaşın finansmanına katkı sağlardı.

Geçmişten günümüze vergiler birçok farklı alanda kullanılmıştır. Örneğin Eski Mısır’da vergiler genel olarak piramitlerin ve tapınakların inşası gibi bayındırlık projelerini finanse etmekte, Antik Yunan’da ise şehir devletleri ve orduların finansmanında kullanılmıştır. Tarih boyunca vergiler hükümet operasyonlarını finanse etmek, kamu mallarını finanse etmek ve serveti yeniden dağıtmak için kullanılmıştır. Sonuç itibariyle vergiler, insanlık yerleşik hayata geçtiğinden beri toplumların ayrılmaz bir parçası olmuştur.

#vergilendirme #Julius Caesar #Para
0
0
0
Kaynakça

Tax edu. “History of Taxes”, Erişim:18.10.2023. file:///C:/Users/PC04/Downloads/TaxEDU-Pimer-History-of-Taxes.pdf 

Bahçe, Abdullah Burhan, “Vergi Tarihinin Kökenleri: Sümer'den Eski Mısır'a, Yunan'dan Roma'ya Antik Çağda Vergilendirme Kabiliyeti ve Etkinliği”, Gazi Kitabevi, 2017.

Britannica. “History of taxation”, Erişim:18.10.2023. https://www.britannica.com/money/topic/taxation/History-of-taxation 

Archaeology, “Ancient Tax Time”, Erişim:18.10.2023. https://www.archaeology.org/exclusives/articles/9540-ancient-tax-time  


BENZER MAKALE
Öğretmen Değil Rehber

Öğretmen Değil Rehber

Çoğu zaman kendisine atfedilen kutsallıkla birlikte anılan öğretmenlik mesleğinin de bir tarihsel süreci...

Pelerinin Altındaki Hançer: Sicarii Suikast Örgütü

Pelerinin Altındaki Hançer: Sicarii Suikast Örgütü

Sicarii olarak tanımlanan grup adını suikast faaliyetlerinde kullanılan hançerden almaktadır. Kısa ve kıvrımlı olan...

Birlik ve Konfederasyon Mücadelesi: Amerika iç Savaşı

Birlik ve Konfederasyon Mücadelesi: Amerika iç Savaşı

Amerikan İç Savaşı, ekonomileri tarıma dayalı olan ve köleleri iş gücü olarak kullanan Güney...

Son İsrail-Arap Savaşı: Yom-Kippur Muharebesi

Son İsrail-Arap Savaşı: Yom-Kippur Muharebesi

Suriye ve Mısır önderliğinde Arap Devletleri 1973 yılının 6 Ekim’ine denk gelen Ramazan ayının onuncu gününde,...

Vaat Edilmiş Topraklar Efsanesi ve Siyonizm

Vaat Edilmiş Topraklar Efsanesi ve Siyonizm

Vaat Edilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud), Tanrı'nın Hz. İbrahim'e ve onun soyundan gelenlere verdiğine inanılan...

Naziler ve Siyonist Ortakları

Naziler ve Siyonist Ortakları

Hitler'e karşı savaş başladığında neredeyse tüm Yahudi örgütleri müttefiklerle güçlerini...

İsrail’i Kuran Terörist Örgütler: Haganah, Irgun ve Lehi

İsrail’i Kuran Terörist Örgütler: Haganah, Irgun ve Lehi

Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren İsrail'in kuruluş süreci de katliamlarla doludur. İsrail'in...

Protestanlık Uğruna Bir Savaş: 30 Yıl Savaşı

Protestanlık Uğruna Bir Savaş: 30 Yıl Savaşı

30 yıl savaşları 1618-1648 yılları arasında Almanya merkezli gerçekleşen ama bütün Avrupa’yı içine...

Üç Kralın Savaşı: Vadisseyl Muharebesi

Üç Kralın Savaşı: Vadisseyl Muharebesi

1578 yılında Portekiz Kralı, Muhammed El Mütevekkil’e destek vermek amacıyla ordusuyla Fas’a çıkarma...

Şekerin Acı Tarihi

Şekerin Acı Tarihi

Günümüzde neredeyse her alanda kullandığımız bir ürün olan şeker, Hindistan'dan başlayarak...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER