Konya Bilim Merkezi İlimge

Parkinson Yasası: Bürokrasiden Kişisel Gelişime

 Meryem Sena Yılmaz
 6 dk  81

Cyril Northcote Parkinson tarafından 1955’te The Economist’te yayınlanan makalenin bir bölümü olarak ortaya atılan Parkinson Yasası, “iş, tamamlanması için verilen zamanı dolduracak şekilde genişler” şeklinde kısaca özetlenebilir. Makale daha sonra diğer benzer makalelerle birlikte “Parkinson Yasası: İlerleme Peşinde” adıyla başarılı bir kitap olarak yayınlanmıştır. Yasanın diğer ülkelerde de geçerli olması nedeniyle birçok dile çevrilmiştir.

Yasanın mevcut biçimi, daha ziyade bürokrasilerin zaman içinde genişleme hızını açıklayan matematiksel bir denklemdir. Makalenin büyük bir kısmı, Britanya İmparatorluğu gerilerken Sömürge Dairesi’ndeki çalışanların sayısındaki artış gibi yasayı destekleyen bilimsel gözlemlerin bir özetine ayrılmıştır. Yönetilecek kolonilerin bulunmaması nedeniyle kapatılan Sömürge Dairesi’nin çalışanları Dışişleri Bakanlığı’na aktarıldığında, işlevsiz olmasına rağmen Sömürge Dairesi’nin bürokrasideki en fazla personel sayısına sahip olan kurum olduğu ortaya çıkmıştır. Parkinson, bu büyümeyi iki güçle açıklamıştır:

1. "Bir yetkili rakipleri değil astlarını çoğaltmak ister."

2. "Yetkililer birbirleri için çalışır."

Parkinson, bir bürokraside istihdam edilenlerin sayısının “yapılacak iş miktarındaki (varsa) herhangi bir değişiklikten bağımsız olarak” yılda % 5 ile %7 arasında arttığını belirtmiştir.

Birçok dile çevrilen Parkinson Yasası, Sovyetler Birliği’nde ve etki alanında oldukça popüler hale gelmiştir. 1986’da İtalya Komünist Partisi Lideri Alessandro Natta İtalya’daki bürokrasinin şişmesinden şikâyetçi olmuş ve Parkinson Yasası’nın tekrar gündeme gelmesini sağlamıştır. Mihail Gorbaçov’un, “Parkinson yasası her yerde işler.” sözü bürokrasilerdeki işlevsiz çalışanların bürokrasinin özünde var olan bir olgu olduğunun bir tür itirafıdır.


Parkinson’a göre bürokrasideki memurların terfi alması astların işe alınmasını gerektirmektedir. Astların işe alınması kırtasiyecilik işlerini artırmakta ve bunun için harcanan zaman daha fazla çalışmayı gerektirmektedir. Savaş durumu olmadığı müddetçe herhangi bir kamu idari departmanında personel artışının şu formülü takip etmesi beklenebilir:


x: Yıllık olarak işe alınacak yeni çalışan sayısı

k: Yeni çalışanları işe alarak terfi etmek isteyen çalışan sayısı

m: İşlerin hazırlanması için kişi başına düşen çalışma saati sayısı

P: Emeklilik yaşı ile işe alınma yaşı arasındaki fark

n: Fiilen tamamlanan idari dosyaların sayısı.

Başlangıçta bürokrasilerin zaman içinde genişleme hızını tanımlayan matematiksel bir denklem olarak tasarlanmış olsa da Parkinson Yasası, çalışma şeklimiz de dâhil olmak üzere birçok alana uygulanabilir.

Basit bir ifadeyle Parkinson Yasası, 2 saatlik bir görevi alıp 4 saatinizi o işe ayırırsanız, 4 saatinizi o görev üzerinde çalışarak geçireceğiniz anlamına gelir. Daha fazla araştırma yapabilir, erteleyebilir, yaklaşımınızı gereğinden fazla düşünebilirsiniz. Sonuçta ortaya çıkan iş aynı olabilir ancak sonunda göreve gerekenden iki kat daha fazla zaman harcamış olursunuz.

Parkinson Yasası’nın tam tersi şekilde çalıştırmanız da mümkündür. 4 saat süreceğini düşündüğünüz bir görevi alıp sadece 2 saat ayırmanız muhtemelen görevin 2 saatin altında tamamlanmasıyla sonuçlanacaktır. Parkinson Yasası’ndan doğan sonuç şu olmaktadır: “Kişi, verilen zamana uyacak işler almalıdır veya aldığı iş için uygun bir zaman aralığı belirlemelidir.”

Burada akla gelen temel soru; “işin kalitesi ile o iş için harcanan zaman arasındaki ilişkinin mahiyeti nedir?” Kendinizi sınırlı bir süre içinde çalışmaya zorlamak çıktı kalitesinin düşmesine neden olur mu? Yapılan çalışmalar, zamanı kısıtlamanın aslında işi üstüne alanları daha yaratıcı kılabileceğini ortaya çıkarmaktadır. Araştırmacılar, insanların kıtlıkla karşı karşıya kaldığında, kaynakları daha az geleneksel yöntemlerle kullanma özgürlüğünü kendilerine verdiklerini, çünkü bunu yapmak zorunda olduklarını bulmuştur. Bu durum, aksi halde yararlanılmayacak olan yaratıcılığı gerektirmektedir. Kişi ne kadar çok kısıtlama getirirse, kendini o kadar özgürleştirir.

Parkinson Yasası, üretkenliği ve yaratıcılığı artırmak için kullanışlı bilgiler de içerir. Parkinson Yasası’nı bilip ona göre hareket etmek, daha fazlasını başarmanın ve yaratıcılığı serbest bırakmanın basit bir yoludur.


Parkinson Yasası, hatalı çıkarımlar nedeniyle bazen yanlış anlaşılmaktadır. Örneğin son dakikaya kadar beklemenin, işin yalnızca bir dakikada yapılabileceği anlamına gelmemektedir. Bu çıkarımlar hem doğru değildir hem de erteleme hastalığını (procrastination) doğuracak sonuçlara yol açabilir. Parkinson Yasası bunun yerine bazı sağduyu ilkelerini uygulamanın doğru olacağını öngörür. Bu ilkelerden bazıları şu şekilde sıralanabilir:

Makul son tarihler belirlemek: Yaratıcılığın kilidini açmak için kişinin kendisine kısıtlama uygularken gerçekçi olması gerekmektedir. Birkaç günde bitmesi mümkün olan bir işi, birkaç saatte yapmaya çalışmanın hiçbir anlamı yoktur. Daha üretken olmaya çalışmak kimseyi sihirli bir şekilde süper insana dönüştürmez.

Sözünde durmak: Son teslim tarihleri ciddiye alınmalıdır. Bunu bir arkadaşa veya meslektaşa duyurmak, son teslim tarihine sadık kalmak için yapay bir baskı oluşturmanın harika bir yoludur.

Gözden geçirmek ve yinelemek: Parkinson Yasası’nı kullanarak ne kadar zaman kazanabileceğini anlamak biraz deneme yanılma gerektirebilir. Bir görevi tamamladıktan sonra, düşünmek için birkaç dakika ayırmak için şu sorular sorulabilir: ”Nasıl hissettirdi? Bunu başarabildim mi? Daha çabuk bitirebilir miydim?”

İnsanlar son dakika olmasaydı hiçbir şeyin yapılmayacağını söylemekten hoşlanırlar. Ancak araştırmalar insanların üretkenliğinin doğrusal olmadığını göstermektedir. İnsanlar bir görevi yerine getirmek için masaya oturduklarında başlangıçta çok fazla çaba harcarlar. Bir noktada ekstra çabanın getirisi azalmaktadır. Üretkenliği optimize etmek için faydaları en üst düzeye çıkarmak, maliyetleri en aza indirmek ve nerede bitirileceğini anlamak gerekmektedir.

#Parkinson Yasası #Zaman #Saat #Cyril Northcote Parkinson
0
0
0
Kaynakça

Cherry, Kendra, “What is Parkinson’s Law?”, Verywellmind, 22 Eylül 2022, Erişim 21 Şubat 2024, https://www.verywellmind.com/what-is-parkinsons-law-6674423 

Parkinson, Cyril Northcote, “Parkinson’s Law: The Pursuit of Progress”, John Murray General Publishing, 1958.

Taner, Bahar, “Zaman Yönetimi”, Öneri Dergisi, 6 (23), 67-71, 2005.

The Economists, “Parkinson’s Law”, Erişim 20 Şubat 2024, https://www.economist.com/news/1955/11/19/parkinsons-law 

BENZER MAKALE
Simgesel Etkileşimcilik ve Toplumsal Benlik

Simgesel Etkileşimcilik ve Toplumsal Benlik

Toplum düzeyinde “şey”lere yani yaşam döngüsünde karşımıza çıkan nesnelere anlam...

Çatışma Kuramı ve Eşitsizlikler Arenası Toplum

Çatışma Kuramı ve Eşitsizlikler Arenası Toplum

Bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu aktif yapı toplum olarak tanımlanır. Bu sosyal yapı birtakım dinamikler ile bir...

Konyalı Hıristiyanlar ve Marunilik

Konyalı Hıristiyanlar ve Marunilik

Maruni cemaatinin kurucusu Aziz Marun’dur. 4. yüzyılın ortalarında Suriye'de doğan Marun, davet çalışmalarıyla...

D’Hondt Sistemi

D’Hondt Sistemi

D'Hondt sistemi, seçimlerde kullanılan seçim yöntemlerinden biridir. Bu sistem, birçok ülkede,...

Etruria Bölge Halkı: Etrüskler

Etruria Bölge Halkı: Etrüskler

Etrüskler, M.Ö. 9. yüzyılda Tiren Denizi'nin kuzeyindeki Etruria bölgesinde, bugünkü...

Kültür Endüstrisi: Kültürel Üretim ve Tüketimin Yeni Yüzü

Kültür Endüstrisi: Kültürel Üretim ve Tüketimin Yeni Yüzü

Kültür endüstrisi, sanat, edebiyat, film, müzik, yayıncılık, tiyatro gibi alanlarda üretilen ve...

Kültürel Eleştiri ve Toplumsal Dönüşümün Kaynağı: Frankfurt Okulu

Kültürel Eleştiri ve Toplumsal Dönüşümün Kaynağı: Frankfurt Okulu

Frankfurt Okulu'nun kökenleri, 1923 yılında Frankfurt Üniversitesi'nde Max Horkheimer önderliğinde...

Biz ve Onlar: Toplumsal Kimlik Kuramı

Biz ve Onlar: Toplumsal Kimlik Kuramı

Herkesin tuttuğu bir takım, desteklediği bir ideolojik grup veya benzeri bir oluşum vardır. Peki kendinizi bu oluşumlarla...

Planlanmış Davranış Teorisi

Planlanmış Davranış Teorisi

Birey davranışları uzunca zamandır çözmeye ya da anlamlandırmaya çalıştığımız bir olgudur. Toplumu doğru...

Gösterişçi Tüketim

Gösterişçi Tüketim

Kişinin çevresine statüsünü göstermek veya satın aldıklarıyla itibar kazanmak amacıyla yaptığı...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER