Konya Bilim Merkezi İlimge

Hicri Takvim ve Tarihçesi

 Davut Baş
 5 dk  327

Zaman kavramı gök cisimlerinin düzenli hareketlerinin incelenmesi sonucunda elde edilir. Bu nedenle insanlar zamanı tespit edebilmek için çok eski dönemlerden beri gökyüzünü gözlemlemişlerdir. İnsanlar gökyüzünü inceleyerek zamanı, mevsimleri, yılları, yönleri ve konumları hesap etmişlerdir. Ziraat ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiler gök cisimlerinin konumlarına ve uygun mevsimlere göre işlerini yapmışlardır. Açık denizde bulunan gemiciler yıldızlara bakarak rotalarını belirlemişlerdir. Hatta ibadet vakitleri bile bu gözlemler sonucunda zamanın tespit edilmesiyle belirlenmiştir. İnsanlar zamanı ölçerken Ay ve Güneş’i ölçü aracı olarak kullanmışlardır. Müslümanlar kullandıkları hicri takvim de Ay’ın hareketlerini esas almışlardır.

Gök cisimlerini temel alan takvimler üç kısma ayrılır. Birincisi Güneş takvimidir ki bu takvim Dünya’nın Güneş etrafında dolanımını esas alır. Bir yıl 365 gün 6 saattir. İkincisi Ay-Güneş takvimidir. Bu takvimde yılın süresi Güneş takvimi ile aynıdır. Aylar kameri aya göre başlayacak ve bitecek şekilde düzenlenmiştir. Yılın başının her zaman aynı mevsime denk gelmesi için aradaki 11 günlük fark üç yılda bir kameri seneye 1 ay olarak eklenir. Buna rağmen üç günlük bir fark kalır. Bu farkta 30 yılda fazladan 1 ay ekleme yaparak giderilir. Üçüncü takvim ise Ay takvimidir. Ay’ın Dünya etrafında dolanımını esas alır. Bir yıl 354 gün 8 saat 48 dakikadır.

Hicri takvim Ay’ın Dünya etrafında dolanımı esas alır. Ay’ın Dünya etrafında ki bir turu bir hicri ay, on iki turu bir hicri yıldır. Hicri bir ay yaklaşık 29.5 gündür ancak kesirli gün olamayacağı için bazı aylar 29, bazı aylar 30 gün olarak kabul edilmiştir. Hangi ayların 29 veya 30 gün olacağının bir kuralı yoktur. Ayların gün sayıları hilalin görülmesi ile belirlenir. Aslında Ay’ın Dünya etrafındaki bir dolanımı 27 gün 7 saat 43 dakika 25 saniyedir. Fakat Ay, Dünya etrafında dolanırken bu esnada Dünya’da Güneş çevresinde dolandığı için Ay, Dünya etrafındaki dolanımını 29 gün 12 saat 44 dakika 2,8 saniyede tamamlar. 

Hicri takvim ile miladi takvim arasında yaklaşık 11 günlük bir fark vardır. Bu fark sonucu yaklaşık olarak 33 Hicri yıl, 32 Miladi yıla denk olur. Hicri 12 ay bulunmaktadır. Hicri takvim ayları sırasıyla: Muharrem, Safer, Rebîülevvel, Rebîülâhir, Cemâziyelevvel, Cemâziyelâhir, Receb, Şâban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce’dir.

Hicri aylar ilk kez isimlendirilirken bu aylarda yaşanan belirli olaylar dikkate alınmıştır. Muharrem ayı, hicri yılın ilk ayıdır. Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarında savaşmak yasak olduğu için bu aylar ‘haram aylar’ olarak adlandırılır. Muharrem ayında savaşmak yasaklandığı için bu aya ‘yasaklanmış, menedilmiş’ anlamındaki Muharrem adı verilmiştir. Sefer ayı sarı anlamına gelen "اصفر" kelimesinden türemiştir. Cahiliye döneminde veba hastalığı insanların yüzünü sararttığı için bu aya bu isim verilmiştir. Rebîülevvel ve Rebîülâhir aylarının isimleri şuradan gelir; aylar on ikiye bölünmeden önce dört kısma bölünmüş ve dörtte bir anlamına gelen "ربيع" sözcüğü bu ayları ifade etmek için kullanılmıştır. Cemâziyelevvel ve Cemâziyelâhir aylarına isim verilirken kış ayında sular donmuş ve donukluk anlamına "جمود" kökünden bu isimlendirmeler yapılmıştır. Receb ayı haram aylardan biridir. Bir şeyden korkmak anlamına gelir. Bu aya çok fazla değer verildiği için bu şekilde isimlendirilmiştir. Ayrıca Miraç hadisesi bu ayda meydana gelmiştir. Şaban ayı ise ayrı ayrı olmak anlamına gelir. Cahiliye döneminde bu ayda su bulmak için insanlar çeşitli yerlere gidip ayrı ayrı dağıldıkları için bu şekilde isimlendirilmiştir. Ramazan ayı çok şiddetli sıcak anlamına gelir. Bu ay isimlendirilirken çok sıcak olduğu için bu şekilde isimlendirilmiştir. Şevval hamile devenin kuyruğunu yukarı kaldırması anlamına gelir. Zilkade haram ayların ilkidir. "قعدة" oturmak anlamına gelir. Bu ayda savaşılmayıp oturulduğu için bu şekilde isimlendirilmiştir. Zilhicce haram ayların ikincisidir. Hac bu ayda yapıldığı için ‘hacca sahip ay’ anlamına gelir.

Hicri Takvimin Tarihçesi

Cahiliye döneminde insanlar sabit bir takvim anlayışına sahip değillerdi. Yılları o yılda meydana gelen önemli olaylara göre isimlendiriyorlardı. Örneğin kıtlık, salgın afetler veya fil vakası gibi herkes tarafından bilinen olaylar ile yıllar isimlendiriliyordu. Hz. Peygamber döneminde takvimle ilgili önemli adımlar atılmış olsa da Hz. Ömer dönemine kadar takvim meselesi tam olarak netlik kazanmamıştır. Hz. Ömer döneminde fetihlerin artması, sınırların genişlemesi, çeşitli medeniyetlerle temaslar kurulup resmi yazışmalar, askeri faaliyetler gerçekleştirilmesi ve divan oluşturulmasıyla birlikte evraklara tarih koyma ihtiyacı doğmuştur.

Hicri takvimin başlangıç tarihinin ne zaman olması gerektiği konusunda dört alternatif üzerinde durulmuştur bunlar; Peygamber’in doğumu, peygamberlikle müjdelenmesi, Mekke’den Medine’ye hicret tarihi ve Peygamber’in vefat tarihidir. Bunlar arasından herkes tarafından bilinen Peygamber’in Mekke’den Medine’ye hicret tarihi Hicri takvimin başlangıcı kabul edilmiştir. İlk başlarda Peygamber’in hicret ettiği ay olan Rebîülevvel yılın ilk ayı olarak belirlenmiş olsa da daha sonra Muharrem ayı yılın ilk ayı olarak kabul edilmiştir.

#takvim #hicri takvim #islam tarihi #bilim tarihi
0
0
0
Kaynakça

Akgür, A. Necati. “Takvim”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 39/487-490. İstanbul: TDV Yayınları, 2010.

Göker, Lütfi. “İslam Ülkelerinde Niçin Hicri-Kamerî Takvim Kullanılır”. Diyanet Dergisi 17/4 (1978).

Neşet, Çağatay. “Eski Çağlardan Bu Yana Zaman Ölçümü ve Takvim”. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 12 (ts.).

Şulul, Kasım. Hicri Takvim ve Siyer Kronolojisi Etütleri / Makaleler. İstanbul: Siyer Yayınları, 2012.

Tezcan Aksu, Belgin. “Sekizinci Yüzyıldan Günümüze Takvimlerimiz”. Uluslararası Türk Lehçe Araştırmaları Dergisi 2/1 (2018).


BENZER MAKALE
Nasıl Standartlaştık? Metrik Sisteminin Tarihi

Nasıl Standartlaştık? Metrik Sisteminin Tarihi

Metrik sistemi, ilk olarak 1795 yılında Fransızlar tarafından tanıtılan ondalık tabanlı bir ölçüm sistemidir....

Semafordan Telegrafa Geçişte Haberleşme Tarihi

Semafordan Telegrafa Geçişte Haberleşme Tarihi

Telgraf kelimesi, Yunanca “uzak” anlamına gelen “tele” ve “yazar” anlamına gelen “grápheús”...

Tarihte Gerçekleştirilen Uzay Yolculukları

Tarihte Gerçekleştirilen Uzay Yolculukları

İnsanlar çağlar boyunca gökyüzünü incelemiş ve gökyüzünde görülen nesnelerin...

Türkiye'nin İlk İnsanlı Uzay Yolculuğu

Türkiye'nin İlk İnsanlı Uzay Yolculuğu

Millî Uzay Programı kapsamında en az bir Türk vatandaşının bilimsel çalışmalar yapmak üzere uzaya...

Cezeri'nin Filli Su Saati

Cezeri'nin Filli Su Saati

Modern mühendisliğin, robotik ve hidrolik bilimlerinin temelini 12. yüzyılda yaşamış Müslüman bilim...

Bir Saat Neden 60 Dakikadır?

Bir Saat Neden 60 Dakikadır?

Bir günde 24 saat ve bir saatte 60 dakika olmasının nedeni Mısırlıların ve Babillilerin günü bölme şekilleridir....

Unutulmuş Zaman Makineleri: Muvakkithaneler

Unutulmuş Zaman Makineleri: Muvakkithaneler

Muvakkitlerin çalışmalarını yürüttüğü yere ‘Muvakkithane’ denmekteydi. Osmanlı medeniyetinde...

Yedi Sayısının İlginç Tarihi

Yedi Sayısının İlginç Tarihi

Kainatta yedi tane olan ne var? Bu konu üzerinde düşünürsek yedilik sayma düzeninin nereden çıktığını...

Ortak Merkezli Küreler Kuramı

Ortak Merkezli Küreler Kuramı

Yunan filozofları, gezegenlerin hareketlerini rasyonel bir şekilde açıklamaya çalışarak astrolojinin ötesine...

Tamamlama ve Denkleştirme Kısayolu: Cebir

Tamamlama ve Denkleştirme Kısayolu: Cebir

Matematiğin hiçbir dalında cebirde olduğu kadar işlem ve anlam arasında ilişki yoğunluğu yaşanmaz. Bir cebirsel etkinliği...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER