Konya Bilim Merkezi İlimge

Geçmişten Günümüze Depremler

 Azime Selin Ekici
 6 dk  380

6 Şubat 2023 tarihinde 9 saat arayla Türkiye'de iki büyük deprem meydana geldi. Türkiye tarihinde en çok yıkıma yol açan bu depremle beraber çoğu kişinin aklına eskiden yaşanan depremler geldi. Tüm büyük depremlerle kıyaslanarak yaşanan bu felaket "asrın felaketi" olarak adlandırılmaya başlandı. 10 ili etkileyen deprem belki de gerçekten tarihte yaşanan en büyük depremidir. Türkiye’de geçmişten günümüze onlarca insanın ölümüne ve pek çok insanın yaralanmasına yol açan depremlere bir bakalım.

1509 yılında İstanbul’da bir deprem meydana geldi. Osmanlı tarihine bu deprem "küçük kıyamet" olarak geçti. 4000 ya da 5000 kişi öldü ve belki de bu sayının iki katı insan yaralandı. Eğer o dönemdeki şehir nüfusu tahminleri doğruysa bu her 40 kişiden birinin hayatını kaybettiği anlamına geliyordu. Şehir surları Eğrikapı’dan Yedikule’ye kadar ağır hasar görmüş ve Bizans surlarının son büyük kalıntısı olan "İsa Kapısı" da dahil kulelerin 41 tanesi yıkılmıştı. Ayasofya’ya fetihten sonra Ayasofya Camii’ne dönüştürüldüğünde eklenmiş olan iki minare devrilmiş ve içeride Bizans mozaiklerini örten sıva tuzla buz olmuştu. Topkapı Sarayı da depremden zarar görmüş ve deniz surlarında gedikler açılmıştı. Depremin etkileri tarihi yarımada ile sınırlı değildi. Sultan II. Bayezid, sayısı 66.000’i bulan işçiyi seferber etmiş ve yeniden imar işinin doğurduğu mali külfeti karşılamak üzere 1510’da ekstra vergiler sağlamıştı.

1719’da İstanbul'da iki deprem oldu: Mart’ta olan ilk deprem, muhtemelen ikincisinin öncü sarsıntısıydı ve iki camiyi tahrip etti, az sayıda insanın ölümüne yol açtı. Ardından 25 Mayıs’ta, Doğu Marmara’da çok daha kuvvetli bir deprem meydana geldi, İzmit, Düzce, Yalova ve Karamürsel’de ağır hasar oluşturdu ve bütün bölgede binlerce insan hayatını kaybetti. Hasar görmeyen ev ve baca kalmadı. Yıkım Üsküdar ve Adalar’a kadar uzandı ve tamirat 1724’e kadar tamamlanamadı. 

Depremler İstanbul hayatının gerçeğidir ve şehrin uzun tarihi boyunca da böyle olmuştur. 1766’da Marmara fay hattında iki büyük deprem daha meydana geldi. İlki 22 Mayıs’ta Doğu Marmara Denizi’ni vurdu ve Boğaziçi’nden Mudanya Körfezi’ne uzanan bir tsunamiye yol açtı. İkinci deprem 5 Ağustos’ta daha batıda meydana geldi ve ilkinin etkilerini hem yaygınlaştırdı hem derinleştirdi. Bu depremlerde ölü sayısı 4.000-5.000 civarındaydı ve çok daha fazla yaralı vardı. Deprem, söylentiye göre bütün şehirde yaygın bir korku ve düzensizliğe yol açmış, Sultan I. Abdülhamid kargaşa veya ayaklanma korkusu sebebiyle sokaklarda devriye gezilmesini ferman buyurmuştu.

10 Temmuz 1894’te öğle ile ikindi arası Marmara fay sisteminde büyüklüğü 7.3 olarak tahmin edilen büyük bir deprem meydana geldi ve yarıçapı 400 km’yi aşan bir alanda sarsıntısı hissedildi. O günün ilerleyen saatlerinde ve takip eden haftalarda artçı sarsıntıları devam etti ve hasarı artırdı. Resmî ölü sayısı yüzlerle ifade edilmekle beraber, çağdaş gayri resmî raporlar ve tarihsel çözümleme bu sayının binlerle ifade edilebilir düzeyde olduğunu göstermektedir. Bu dönemde halefi Salih Zeki Bey ve onun eğittiği araştırmacılar grubu Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nde sismoloji disiplininin kurucu uzmanları oldular. Deprem araştırmaları merkezi daha sonra Cumhuriyet’in kuruluşuna müteakiben Kandilli’ye taşındı ve kurum şimdi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü adıyla faaliyetini sürdürmektedir.

27 Aralık 1939’da meydana gelen Erzincan depremi Anadolu’nun 11 ilinde yıkıcı etki yapmış ve en büyük kaybı da merkez üssü olan Erzincan yaşamıştır. Büyük oranlarda can ve mal kayıplarına neden olan deprem sonucu 32.968 kişi hayatını kaybetmiş ve 116.720 bina yıkılmıştır. Binlerce insan yaralanmış ve evsiz kalmıştır. Depremde bu denli kaybın olmasının birinci faktörü depremin büyüklüğüdür. İkinci faktör ise depremin -35’lere varan soğuk bir kış gecesinde meydana gelmesidir.


1 Şubat 1944’te Bolu-Gerede’de 7,3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Ilgaz’dan Abant’a kadar 200 kilometrelik uzunlukta ve 25 kilometre genişlikteki alanda bulunan köyler ve yerleşim bölgeleri yerle bir oldu. 21 ilde hissedilen deprem sonucu binlerce insan hayatını kaybetti.

19 Ağustos 1966’da Muş’un Varto ilçesinde meydana gelen depremde birçok kişi vefat etmiştir. Aslında aynı yıl içinde iki deprem meydana gelmiştir. Asıl yıkıma yol açan ise gerçekleşen ikinci depremdir. 28 Mart 1970’te Kütahya’nın Gediz ilçesinde meydana gelen deprem belki de Türkiye’nin en büyük depremlerinden birisiydi. Büyüklüğü 7,2 olan deprem yaklaşık olarak 3 bin kilometrelik bir alanda sarsıntıya neden oldu. Depremin ardından tamamen harabeye dönen şehir, Kadınlar Pazarı denilen bölgeye yeniden kuruldu ve yıkılan şehre “Eski Gediz” adı verildi.

24 Kasım 1976’da Van’ın Muradiye ilçesinde 7,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu depremde trajik olan enkaz altında kalan insanların yanı sıra eksi derecelerde evsiz kaldıkları için donarak ölen insanların da olmasıydı. 3840 kişinin öldüğü 497 kişinin yaralandığı depremde, birçok yapı da zarar görmüştü.

Birçoğumuz belki de bu büyük depremin adını duydu sadece. 17 Ağustos 1999’da Gölcük’te meydana gelen deprem 45 saniye içerisinde binlerce kişinin ölümüne sebep oldu. Hafızalarımıza 17 Ağustos depremi olarak kazınan bu deprem, yalnızca Gölcük’ü değil çok büyük bir alanı etkiledi. Meclis Araştırması Raporu’na göre 18.373 kişi hayatını kaybetmiş, 48.901 kişi ise yaralanmıştı. Ancak bu yalnızca resmi rakamlardı. Resmi olmayan verilere göre ise yaklaşık 50.000 ölüm, 100.000’e yakın yaralı vardı.

Yakın bir tarihte meydana gelen depremlerden birisi de 2011’de meydana gelen Van Depremi’dir. 12 çevre ilde hissedilen deprem için tüm ülke seferber olmuş ve birçok insan bu depremin ardından şehri terk etmiştir. 2020 yılında iki farklı bölgede iki deprem meydana geldi. Birisi 24 Ocak’ta Elazığ’da ikincisi ise 30 Ekim’de İzmir'de oldu.

Depremlerin hepsi farklı acılara ve farklı yıkımlara yol açmıştır. 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş depremi ise tüm bu tarih içinde meydana gelen depremlerin kesişimi gibidir. Şuana kadar yaklaşık 50 bin kişi ölmüş, yüz binlerce kişi yaralanmıştır. 10 ili etkileyen depremde pek çok ev kullanılamaz hale gelmiştir. Bu deprem insanlara bir şeyi hatırlattı beklenen İstanbul Depremi. Dileriz ki gerekli tedbirler alınır ve korku senaryolarının hiçbirisi gerçekleşmez.

#Deprem #İstanbul #Kahramanmaraş #Depremlerin Tarihi
0
0
0
Kaynakça

Angell, Elizabeth. “İstanbul'un Tarihinde Depremler”.

Haçi̇n, İlhan. “1939 Erzincan Büyük Depremi”.

“AFAD | deprem.gov.tr”. Erişim 15 Şubat 2023. https://deprem.afad.gov.tr/tarihseldepremler

Barka Aykut ve Er Ali, Depremini Bekleyen Şehir: İstanbul, İstanbul 2006.


BENZER MAKALE
Jeolojide Bir Devrim: Kıtaların Kayması Teorisi

Jeolojide Bir Devrim: Kıtaların Kayması Teorisi

Levha tektoniği, Dünya'nın yer kabuğunun yavaş yavaş hareket ettiği fikrini ortaya koyan bir teoridir. Yer kabuğu...

Endülüslü Müslümanların Atlantik Okyanusunu Keşfetme Girişimleri

Endülüslü Müslümanların Atlantik Okyanusunu Keşfetme Girişimleri

Coğrafyacı al-Mas’udi, İber yarımadasında yaşayan Müslüman Arapların Atlantik okyanusunu keşfetmek amacıyla...

Babil ve Asma Bahçeleri

Babil ve Asma Bahçeleri

Babil tarihi, Mezopotamya'daki Babil kentinin tarihini kapsar. Babil, günümüzde Irak'ın güneyinde...

Tikal Tapınağı: Mayalar’ın Mimari Harikası

Tikal Tapınağı: Mayalar’ın Mimari Harikası

Tikal Tapınağı, Maya uygarlığı tarafından M.Ö. 4. yüzyılda inşa edilmiştir. Tikal, Maya uygarlığı döneminde...

Mısır Piramitleri: Antik Mimarinin Büyüleyici Yapıları

Mısır Piramitleri: Antik Mimarinin Büyüleyici Yapıları

Mısır Piramitleri, insanlık tarihindeki en etkileyici mimari başarılardan bazılarıdır.

Angkor Vat Tapınağı

Angkor Vat Tapınağı

Angkor Vatı, Kamboçya'da bulunan ve dünyanın en önemli arkeolojik bölgelerinden biri olan Angkor...

Baharatın Tarihi ve Baharat Yolu

Baharatın Tarihi ve Baharat Yolu

Antik ticaret yollarından oluşan bir ağ olan Baharat Yolu, baharatların menşe yerlerinden uzak noktalara taşınmasını kolaylaştırarak...

Dünyanın Devletsiz Kıtası Antarktika ve Antarktika Antlaşması

Dünyanın Devletsiz Kıtası Antarktika ve Antarktika Antlaşması

Dünya üzerinde hiçbir devletin söz hakkının olmadığı, insanlar tarafından kolonileştirilmemiş, yerli...

Orta Çağ Dünyası Kaşifi: İbni Battuta

Orta Çağ Dünyası Kaşifi: İbni Battuta

Faslı bir alim ve seyyah olan İbn Battuta, dönemin tüm kaşiflerinden daha uzaklara giderek yaptığı olağanüstü...

Aztek Başkenti: Tenochtitlan

Aztek Başkenti: Tenochtitlan

Güney Amerika’nın kadim halkları arasında yer alan Aztek İmparatorluğunun başkenti konumundaki Tenochtitlan,...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER