Konya Bilim Merkezi İlimge

Nardugan Bayramı ve Kadim Kültürü

 Umutcan Uzuntaş
 5 dk  74

Mitolojik anlatıların insanlığın ortaya çıktığı zamanlardan bu yana var olduğu tahmin edilmektedir. Bu anlatılar tarihsel süreç içinde genişlemiş ve gelişmiştir. O dönemde yaşayan bireylerin evreni ve yaşamı anlayış tarzları, kendilerini bu döngü içerisinde nerede gördükleri ile ilgilidir. Dolayısıyla bu anlatılar zaman içinde öğreti halini alarak kuşaktan kuşağa aktarılmışlardır. Kimisi bir inanç şeklini alırken kimisi bir ulusun kültür hazinesi haline gelmiştir. Kitlesel göçler ve uluslararası etkileşim ile değişime uğradıkları da görülmüştür. Elbette buna özel günler yani bayramlar da dâhildir.

Kadim Türk öğretileri ve inanışlarında doğa çok büyük bir öneme sahiptir. Ağaçlar, hayvanlar, güneş, ay ve diğerleri ile tüm evren, her bir parçasıyla kutsal kabul edilir. Evrenin merkezinde bir yaşam ağacının var olduğuna ve tüm yaşamın bu ağaç üzerinden aktığına inanılır. Yaşamın bir döngü halinde ilerlediği, bu döngülerde ise geçişler olduğuna inanılır. Kutsal kabul edilen bu geçişler bayram olarak kutlanmaktadır. Mevsim geçişleri, yıl geçişleri, ay hareketlerine bağlı geçişler bunlardan birkaçıdır. Örneğin baharın gelişini ve Ergenekon’dan çıkışı temsil eden Nevruz Bayramı Mart ayında kutlanır. Belli ritüeller ve eğlenceler düzenlenir, eski çağlarda bu özel güne toylar düzenlendiği bilinmektedir. Bu bayramlar arasında Nardugan adı verilen ve günümüzde pek az bilinen bir bayram vardır.


Yeni yılın gelişinin kutlandığı bu bayram Miladi takvimde 21 Aralık gününe denk düşmektedir. Bunun nedeni Kuzey Yarımküre’de yaşayan Türk toplulukları için o günden itibaren günlerin uzayıp gecelerin kısalacağı anlamına gelmesidir. Bunun için Ay hareketlerini takip ediyorlardı. Mitolojik bir inanışta bu gecede Ay ile Güneş arasında bir kavga yaşandığı ve kazananın Güneş olduğu için günlerin uzadığı anlatılır. Günlerin uzaması ile aydınlık bir gelecek, bolluk ve bereket içinde geçecek bir yıl gelmesi umut edilir. Bu anlamda dilekler dilenir, hediyeler ve yemekler hazırlanır. Küçükler sevilir, büyüklere hürmet edilir ve aile ziyaretleri yapılır. Türkler için önemli yeri olan ağaçlara renkli bez ve kurdeleler bağlanır, kovuğuna ya da dibine değerli eşyalar konur. Halkın bu ağaç etrafında toplanarak dans ettiği ve eğlendiği de anlatılmaktadır. Kutsal ruhlara, Umay’a, Ülgen’e veya göklerin tanrısına iyi niyet gösterilir. Elbette bu durum yaratıcıya şükretme şeklinde de karşımıza çıkabilir.

Nardugan Bayramı kelime anlamı bakımından iki parçadan oluşur. İlki “nar” eski Türkçe ve Moğol dillerinde ateş, güneş anlamlarına karşılık gelir ve “dugan” ise günümüzde “doğan” şeklinde kullanılan “doğmak” eylem köklü kelimedir. Yani “doğan güneş” anlamına geldiği söylenebilir. Güneş Türkler için bir tanrı sıfatı taşımaz ancak doğanın kutsal bir parçasıdır. Buradan hareketle yeni gelen yılda doğan güneş, yükselen bolluk ve bereket olarak yorumlanmış olabilir. Bayramın ne zaman kutlamaya başlandığı ve çıkış kaynağı ne yazık ki bilinmemektedir. Ancak günümüzde dahi küçük topluluklarca aynı adı taşıyarak kutlanmaktadır. Kelimenin değişime uğramış halini de farklı Türk kökenli topluluklarda görmek mümkündür. Örneğin Tatarlar “Koyaş Tuga” derken Çuvaşlar “Nartukan” veya “Nartava” demektedir, örnekler arttırılabilir. Önemli olan nokta hepsinde aynı anlam olmasıdır. Her ne kadar farklı coğrafyalara dağılmış olsa da bayram, özünü ve anlamını yitirmemiştir.

Bayramın kültürel ögeleri arasında ağaç figürü ayrıca bir yer tutmaktadır. Bu ağacın genellikle ak çam olduğu düşünülür. Tepesinde Kutup Yıldızı olduğuna inanılan bu ağacın etrafında toplanıldığından söz edilmektedir. Bunun nedeni kadim inanışta evrenin Kutup Yıldızı etrafında döndüğü düşüncesidir. Bu sebeple civardaki en uzun ve dalları en geniş uzanan ağaç seçilerek ritüeller yapılır. Bu ritüellere veya benzerlerine, Anadolu ve Balkanlar dahil, Türklerin ayak bastığı hemen her coğrafyada rastlanmaktadır. Anadolu topraklarında, özellikle göçebe yörük Türkleri arasında yaygın olarak bez ve çaput bağlama geleneğiyle karşılaşılması bu duruma güzel bir örnektir.


Birbirlerini etkileyen öğreti, inanç ve kültürler bir çeşit ritüel aktarımına sebep olmuşlardır. Bu nedenle bazı kültürler arasında benzerlikler görülmektedir. Türk toplulukları diğer kültürlerden etkilendikleri gibi onlar da başka kültürleri etkilemiş ve iz bırakmışlardır. Örneğin, ağaç ritüeli sebebiyle, Hristiyanlar tarafından kutlanan Noel Bayramı’ndaki ağaç süsleme geleneğinin Türklerden Batı’ya geçmiş olabileceği yönünde görüşler bulunmaktadır. Noel’in de benzer tarihlere denk düşmesi, çam ağacının Noel dışında herhangi bir kültürel değerinin olmayışı veya ağaç tepesine Kutup Yıldızı’nı andıran süsler konması gibi detaylar bu olasılığı kuvvetlendirmektedir. Üstelik Roma döneminde, Hristiyanlığın Pagan gelenekten büyük oranda etkilendiği bilinmektedir. Pagan gelenek ile Şaman ve Altay gelenekleri arasındaysa çok sayıda benzerlik söz konusudur. Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ tarafından sıkça dile getirilmiş bu iddia hala tartışmalıdır. Ancak kesin olan Nardugan Bayramı’nın kültürel değerinin yaşatıldığı ve kuşaklarca aktarıldığıdır.

#Nardugan #Bayram #Türkler
0
1
0
Kaynakça

Arık, Durmuş. Tatar Türkleri Arasındaki Hristiyanlar: Kreşinler, AÜİFD XLIX, sayı 2,2008, 57-75.

Aryol, Hakan. İslamiyet Öncesi Türk Gelenekleri: Nardugan Bayramı Örneği, Uluslararası Uygur Araştırmaları Dergisi, sayı 20, 2022, 64-69.

Çığ, M. İlmiye. Uygarlığın Kökeni Sümerliler-1. Kaynak Yayınları: İstanbul, 2013.

Esin, Emel. Türk Kozmolojisine Giriş. Kabalcı Yayınevi: İstanbul, 2001.

Ögel, Bahaeddin. Türk Mitolojisi Cilt 2. Türk Tarih Kurumu Yayınevi: Ankara, 1995.

Toprak, H. Kiraz. Modern Dünyada Kültürel Bir İnşa Olarak Noel, Eskiyeni 44, Eylül 2021, 663-678.

Harva, Uno. Altay Panteonu Mitler, Ritüeller, İnançlar ve Tanrılar. Çev. Ömer Süveren. Doğu Kütüphanesi: İstanbul, 2015.

BENZER MAKALE
İnsanlar Neden Kravat Takar: Kravatın Öyküsü

İnsanlar Neden Kravat Takar: Kravatın Öyküsü

Hemen hemen her erkeğin dolabında bulunan özel günlerde ya da işe giderken tercih ettiği kravatın tarihi M.Ö....

Baharın Habercisi Adonis Miti

Baharın Habercisi Adonis Miti

Yunan mitolojisinde “Adonis Miti” olarak bilinen, doğadaki ölüm ve yenilenmeyi sembolize ettiği kabul...

Mükemmelliğin Sembolü: Yin Yang

Mükemmelliğin Sembolü: Yin Yang

Birbirine dolanan siyah ve beyaz iki yarım dairenin, her iki tarafında zıt renklerden bir nokta bulunan Yin-Yang sembolü...

Renklerin Tarihi: Mavi Rengin Arayışı

Renklerin Tarihi: Mavi Rengin Arayışı

Maviyi yaygın bir renk olarak düşünmek doğaldır. Mavi, gökyüzü ve okyanus ile ilişkilendirilir....

Duygu ve Gösterişli Güzelliğin Sanata Yansıması: Barok

Duygu ve Gösterişli Güzelliğin Sanata Yansıması: Barok

Barok kelimesi Portekizce “tam yuvarlak olmayan şekilsiz inci” anlamına gelen “barroco” kelimesinden...

Dünyanın En Küçük Ülkesi Vatikan

Dünyanın En Küçük Ülkesi Vatikan

Vatikan, 44 hektarlık bir yüz ölçümüne sahip olması nedeniyle dünyanın en küçük...

Sâmerrâ Ulu Camii ve Koni Biçimli İlginç Minaresi

Sâmerrâ Ulu Camii ve Koni Biçimli İlginç Minaresi

Samarra Ulu Camii, Irak'ın Samarra şehrinde bulunmaktadır ve Sâmerrâ 'da bulunan en önemli tarihi...

Bir Ramazan Geleneği: Hurmalar

Bir Ramazan Geleneği: Hurmalar

Hurma palmiyesi olarak bilinen büyük bir ağaçta yetişen hurma dünyanın en tatlı meyvelerinden biridir....

Antik Mısır’ın Sınırları Aşan “Ankh” Sembolü

Antik Mısır’ın Sınırları Aşan “Ankh” Sembolü

“Ankh” sembolü, “yaşamın haçı, hayatın sembolü” olarak bilinmekte ve düz bir...

İslam'ın İkinci Büyük Buluşması: Bishwa Ijtema

İslam'ın İkinci Büyük Buluşması: Bishwa Ijtema

Bishwa Bengalce "dünya", ijtema ise Arapça 'içtima' yani "toplantı" anlamına gelir. "Dünya...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER