Konya Bilim Merkezi İlimge

Konfüçyüs’ün Ahlak Anlayışı

 Raziye Betül Dikmen
 3 dk  866

MÖ. 551 yılında Çin’in Lu eyaletinde dünyaya gelmiş olan Konfüçyüs, bilge, öğretmen, filozof, din kurucusu olarak tanınmaktadır. Konfüçyüs’ün “Ben eskiye inanan biriyim, bir kurucu değilim ancak bir aktarıcıyım” sözüyle Çin’in eski geleneklerini yeni kuşaklara aktarmayı ve böylece geleneksel Çin inancını canlandırmayı istediği görülmektedir.

Konfüçyüs’ün ortaya koyduklarından hareketle onun bir felsefeci mi yoksa bir din kurucusu mu olduğu tartışılmaktadır. Fakat Konfüçyüs kendisini ahlak ve hikmet yolunun göstericisi olarak tanımlamaktadır. O, insanlara orta yolu gösteren, nazik bir hayatın nasıl yaşanacağını öğreten bir yol göstericidir. Konfüçyüs, orta yolun nasıl yaşanması gerektiğine dair düşüncelerini ifade ederken ahlak ve erdem anlayışı üzerinde durmaktadır.


Konfüçyüs ahlak öğretisini “insan sevgisi” olarak tanımladığı insan erdemi üzerine inşa etmiştir. Erdem, nefsin istek ve arzularını kontrol etmek, iyi ile doğru olana bağlılık, töreye muhalif hiçbir şeye bakmamak, hiçbir şeyi duymamak, hiçbir şeyi söylememek ve hiçbir şey yapmamak şeklinde tanımlanmaktadır. Erdem, kişiye verilen rolde mükemmellik elde edilmesi ile orantılıdır. Konfüçyüs’ün insancıl düşüncelerine göre gerçekten erdemli olmayı başarabilen kişi, dünyaya sırt çevirmiş çileci bir ermiş değil; aydın, bilgili, insanları ve dünyayı tanıyan, her zaman ideal yolda durmasını bilen bir bilgedir. Peki, bu ideal yol tam olarak nedir?


Konfüçyüs’ün ahlak anlayışında insan davranışının düzenleyicisi ve doğal olayların rehberi olan Tao inancı bulunmaktadır. Konfüçyüs anlayışında Tao, bütün dünyanın tabi olması gereken “ideal yol” olarak tanımlanmaktadır. Herkesin bu yola uyması sonucunda dünyada her şeyin yolunda gideceği kabul edilmektedir. Tao olarak tanımlanan bu yolda ilerlerken önemli olan şey ise "Jen’e" uymaktır. Jen sözcüğüne tam bir anlam verilememekle beraber onu şefkat, merhamet, halden anlama, insanlık, insaniyet olarak tanımlamak mümkündür. Jen her insanın yüreğinde doğuştan var olan doğruluk (yi) ve faydadır (li). Bu duygular hemcinsiyle karşılaşınca tam olarak uyanmakta ve aralarındaki kalıcı birlik bağını oluşmaktadır.

İnsanların konumlarından dolayı yapmak zorunda oldukları görevleri yerine getirmeleri adaletin bir gereği olarak kabul edilmektedir ancak bu görevlerin yerine getirilmesindeki neden insanlara olan sevgiden kaynaklanıyorsa işte bu jendir. Altın kuralın temelindeki “kendin için istemediğin şeyi, başkalarına da yapma” anlayışının “kendin için istediğini başkalarına da yap” anlayışı ile bir araya gelmesi jenin uygulanmasıdır. Kısaca tanımlamak gerekirse jen, kişisel menfaat düşünülmeksizin ve her insanın bir şarta bağlı olmadan yapması gerekeni yapmasıdır.


Konfüçyüs’ün jen olarak adlandırdığı, bugün bizim ahlak dediğimiz kavram, hiç kimsenin sizi görmediği, engel olmadığı ve yaptığınız şey karşılığında ceza almayacağınızı bildiğiniz bir yerde içinizde olan vicdana uygun bir insan olarak davranabilmektir. Konfüçyüs için ahlak bireyden başlayarak toplumun her alanında var olması gereken bir ilke olarak kabul edilmektedir. Konfüçyüs ahlaksız bir toplumda huzur ve refah olamayacağını ifade etmektedir. Konfüçyüs’ün ahlak anlayışı geçmişten günümüze geçerliliğini korumuş evrensel bir ahlak sistemidir. Günümüzde Konfüçyüs’ün ortaya koymuş olduğu ahlak anlayışının aksine bir ahlak söyleminden bahsetmek mümkün görünmemektedir.

#konfüçyüs #felsefe #ahlak #altınkural #erdem #jen
0
0
0
Kaynakça

Arslan, Doç Dr Mahmut. “Konfüçyanizmin Eski Türk Ahlak ve Siyaset Felsefesine Etkisi”. Istanbul Journal of Sociological Studies 22 (14 Eylül 2011), 15.

Aydin, Fuat. “Klasik Çin Düşüncesi (Bir Giriş Denemesi) (I)”. BEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi 3/1 (23 Eylül 2016), 0-0.

Daisetz Teitaro Suzuki. Çin Felsefesi Tarihi. İstanbul: Say Yayınları, 2012.

Fung Yu Lan. Çin Felsefesi Tarihi. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2009.

Güç, Ahmet. “KONFÜÇYÜS ve KONFÜÇYÜSÇÜLÜK”, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 10/2, 2001.

Mustafa Köylü. Dünya Dinlerinde Ahlak. İstanbul: DEM Yayınları, 2010.

BENZER MAKALE
Felsefi Düşüncede Arkhe

Felsefi Düşüncede Arkhe

Evrenin nasıl ortaya çıktığı, evrende var olan şeylerin kökeninin ne olduğu sorusu insanlığın en eski ve temel...

Çin Felsefesinde Toplumsal Düzen Fikri

Çin Felsefesinde Toplumsal Düzen Fikri

Yol, kaos ve düzen Çin felsefesinin merkezinde yer alan üç önemli kavramdır. Yol, düşünce...

Nietzsche ve Üstinsan Kavramı

Nietzsche ve Üstinsan Kavramı

Karakteristik pos bıyığı, acı yaşantısı ve kafa karıştıran eserleriyle tanınan Friedrich W. Nietzsche, felsefenin büyük...

Mary’nin Odasına Ziyaret

Mary’nin Odasına Ziyaret

Zihin felsefesinde tartışılagelen en temel konulardan biri fizikalizm üzerinedir 1931 yılında Otto Neurath ve 1932’de...

Bir Basitlik İlkesi: Ockham’ın Usturası

Bir Basitlik İlkesi: Ockham’ın Usturası

Ockham'ın usturasının prensibi genellikle İngiliz teolog, mantıkçı ve bir Fransisken rahibi olan Ockhamlı William'a...

Gazzâli ve Rüya Argümanı

Gazzâli ve Rüya Argümanı

Müslüman filozof ve hukuk bilgini Ebu Hamid el-Gazzâli (1058-1111), Descartes'tan 500 yıl önce...

İnsanı Hayvan Sayan Felsefi Görüş: Animalizm

İnsanı Hayvan Sayan Felsefi Görüş: Animalizm

Türkçeye “hayvancılık” olarak çevirebileceğimiz animalizmin ayırt edici iddiası temel metafizik...

Elealı Zenon ve Paradoksları: Aklın Sorgusu

Elealı Zenon ve Paradoksları: Aklın Sorgusu

Yaklaşık 2500 yıl kadar önce Elealı filozof Zenon ortaya birtakım fikirler attı ve çılgınca sorular sordu. Zenon...

Skolastik Felsefenin Doğuşu

Skolastik Felsefenin Doğuşu

8. ve 15. yüzyıllar Hıristiyan Ortaçağ felsefesinde Skolastik dönem olarak bilinmektedir. Bu dönemde...

George Orwell’in Siyaset Felsefesi

George Orwell’in Siyaset Felsefesi

Orwell’in siyaset felsefesinde temel iki kavram; 1930’ların ortasından hayatının sonuna kadar savunduğu sosyalizm...

ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER